"Bu nasîhati, senin iyiliğin için yapıyorum"

A -
A +
Ehl-i sünnet âlimleri, mevki, makam, şöhret peşinde koşmamış, insanlara hep doğru yolu, cenâb-ı Hakkın rızâsını kazanmanın yollarını göstermişler, nasihat etmişlerdir. İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe hazretleri, talebelerinden İmâm-ı Ebû Yûsuf hazretlerine şu nasîhatte bulunmuştur:
"Ey Yâkûb, ey Ebû Yûsuf! Sultana ve mevkisine saygı göster! İlmî bir mesele için seni çağırmadığı zaman yanına gitmekten kaçın. Ona gidip gelmeyi çoğaltırsan, îtibâr etmez olur.
Sultanın dostları ve yakınları ile buluşma! Onlardan  uzak durursan, şerefin ve merteben yerinde kalır. İnsanların, yalnız sorduklarına cevap ver! Halk ve tüccâr arasında da dînî ve zarurî bilgiye âit olmayan sözlerden kaçın! Zîrâ onlar, kötü zanda bulunabilirler ve yaklaşmanı kendilerinden rüşvet almana atfederler.
Her durumda Allahü teâlâdan kork, kötülüklerden korun, emânete riâyet et! Küçük, büyük, zengin, fakir herkese iyilik ve nasîhatte bulun! Hiç kimseyi küçük görme, vakârlı ol ve herkese değer ver! Ziyâretine gelenleri iyi karşıla!
Hoca ve üstâdlarına hürmet et, onlara dil uzatma! İnsanlardan dâimâ uzak dur! Allah için gizli hâlinde ne isen, açık durumda da öyle ol!
Çok gülme, çok gülmek kalbini öldürür. Vakârlı bir şekilde yürü, salına salına yürüme, işlerinde aceleci olma! Konuşurken bağırıp çağırma, dâimâ sükûn ve sükûtu tercih et!
Nefsini her zaman kontrol et, ölümü hatırından çıkarma! Hocaların ve kendisinden ilim aldığın zâtlar için Allahü teâlâdan af ve mağfiret dile! Kabirleri, büyük zâtları ve mübârek yerleri çokça ziyâret et!
Nefsinin arzûlarına düşkün kimselerle düşüp kalkma, oyun ve eğlence yerlerine gitme!
Seninle istişâre etmek isteyen kimseyi dinle! Seni Allahü teâlâya yaklaştıracağını bildiğin şeyleri ona söyle!
Cimrilikten sakın! Zîrâ herkes cimrilere buğzeder, onları sevmez. Aç gözlülük ve yalancılıktan sakın, güzel huylu ol! İnsanları incitmekten kaçın! Her zaman her yerde temiz elbise giy! Dünyâ sevgisini içinden at, kalbin temiz olsun.
Yolda giderken sağa sola bakma, dâimâ önüne bakarak yürü! Münâzara âdâbını bilmeyen ve iddiâlarını delilleriyle isbât edemeyen kimselerle söze girişmekten kaçın! Mevki ve makam peşinde koşan, halk arasındaki meselelere dalan ve bu sûretle kendilerine şöhret ve menfaat sağlamak isteyenlerin sözlerine ve aralarına karışma! Çünkü onlar bu hususta seni haklı bilseler de, sözlerine önem vermezler. Bir cemâat içinde bulunduğun zaman, seni saygı ile öne geçirmedikçe kendiliğinden ileri safa geçme!
Zâlim sultan ve âmirlerin yanında bulunma! Belki onlar, senin yanında, doğru olmayan bir iş yaparlar da onları menedemezsin. Senin sustuğunu görenler, onların yaptıklarının hak ve doğru olduğunu sanırlar.
İlim meclislerinde hiddet ve şiddet göstermekten sakın! Beni de hayırlı duâdan unutma! Bu nasîhatimi kabûl et! Bu nasîhati, senin ve bütün Müslümanların iyiliği için yapıyorum."
Netice olarak ehl-i sünnet âlimleri, siyâsete, devlet işlerine karışmamış, hiçbir Müslümânı kötülememiş, yazıları ve sözleri ile herkese nasîhat vermişler, hak ve adâlet yolunu göstermişlerdir.