İnsan, sevdiğine itâat eder

A -
A +

"Bir kimseyi, Allah sevgisi kaplayarak, başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayınca ve Allah sevgisi, bütün bu sevgilerin yerine yerleşince, o kimsenin kötü huyları yok olur..."
Kalb, muhabbet, sevgi yeridir. Kalbde, yâ dünyâ sevgisi, yâhut Allah sevgisi bulunur. Kalb, sevgilisi ile berâber olmaktadır.
(İnsan, sevdiği ile berâber olur) hadîs-i şerîfi bunu bildirmektedir. Bir Müslüman, Allahü teâlânın isimlerini ve sıfatlarını sevdi ise, onlarla berâber olur. Muhammed Pârisâ hazretleri buyuruyor ki:
"İnsanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran perdelerin en zararlısı, kalbin kararması, hasta olması, yani dünyâ sevgisinin kalbe yerleşmesidir. Bu sevgi, kötü arkadaşlardan ve lüzûmsuz şeyler seyretmekten hâsıl olur. Çok uğraşarak, bunları kalbden çıkarmalıdır."
Seyyid Emîr Hamza hazretleri, talebelerine nasihat olarak buyurur ki:
"Elinizden geldiği kadar hiçbir mahlûka hakâret gözü ile bakmayın. Çünkü o, Alahü teâlânın katında sizden daha makbûl olabilir. Birbirinizi çok seviniz. Sevdiğiniz kimse, Allahü teâlânın dostlarından biri olabilir. Buna çok dikkat ve gayret ediniz. Kimseye dünyâlık için tâzim, hürmet etmeyiniz ki, dîniniz dünyâ uğruna gitmesin. Zîrâ, dünyânın Allahü teâlâ katında hiç değeri yoktur. Dünyâyı yani harâmları, günâhları sevmek aşağılıktır ve her şeyden aşağıdır. Dîninizi dünyâya fedâ etmeyiniz. Dînini başkalarının dünyâsı için satan ve bu yüzden Allahü teâlânın rahmetinden mahrum kalan kimseden daha câhili yoktur. Böyle kimse, hem dünyâda, hem de âhirette zavallıdır... Allahü teâlânın râzı olmasını düşünmeyip de insanların rızâsını düşünen, onların râzı olmasını arayan kimse, Allahü teâlânın gadâbını istemiş olur. Allahü teâlâ, insanları da ona karşı gadâblandırır. Allahü teâlânın kendisinden râzı olmasını isteyip, insanların râzı olmasına bakmayan kimseden Allahü teâlâ râzı olur. İnsanları da ondan râzı ve hoşnûd kılar... Birisi size düşmanlık ederse, onunla meşgûl olmayınız. Çünkü husumetin, düşmanlığın sonu gelmez. Allah korusun, bu uğurda dîniniz elden çıkabilir!
İnsanların sevgisine de aldanmayınız! Zîrâ bu sevgileri devamlı değildir. İnsanların elinde olana tamâh etmeyiniz. Allahü teâlânın size verdiğine kanâat ediniz. Çünkü tamâhkâr, dâimâ sıkıntı ve üzüntü içinde olur. Kanâat eden de, her zaman neşeli ve rahattır."
Netice olarak, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin buyurduğu gibi:
"Bir  kimseyi, Allah sevgisi kaplayarak, başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayınca ve Allah sevgisi, bütün bu sevgilerin yerine yerleşince, o kimsenin aşağı sıfatları ve bütün kötü huyları yok olur. Çünkü sevmek, sevgiliye, itâat etmeyi ister. Sevgi son haddini bulunca, itâat da tamâm olur."