İnsanların iyisi de, kötüsü de…

A -
A +

Hakîkî ilim, insana aczini, kusûrunu ve Rabbinin büyüklüğünü, üstünlüğünü bildirir. Yaratanına karşı korkusunu ve mahlûklara karşı tevâzusunu arttırır. Kul haklarına ehemmiyet verir. Böyle ilmi öğretmek ve öğrenmek farzdır. Buna İlm-i nâfi yani faydalı ilim denir. Böyle ilim, kişinin ihlâs ile ibâdet etmesine sebep olur.

İlmin kıymetli, şerefli olması, sâlih, doğru niyete bağlıdır. Cehâletten ve nefsinin hevâsından kurtulmak için öğrenmek lâzımdır. İmâm olmak, müftü olmak, din adamı tanınmak için öğrenmemek lâzımdır.
İlmi, bununla amel etmek, başkalarına öğretmek ve bunları ihlâs ile yapmak lâzımdır. Amel ve ihlâs ile olmayan ilim zararlıdır. Hadîs-i şerîfde;
(Allah için olmayan ilmin sâhibi Cehennemde ateşler üzerine oturtulacaktır) buyuruldu.
Dünyâlık ele geçirmek için ilim öğrenmek, yani dîni dünyâya vesîle etmek, altın kaşıkla necâset yemeye benzer. Dîni dünyâ kazancına âlet edenler, din hırsızlarıdır. Hadîs-i şerîfde;
(Din bilgilerini dünyâlık ele geçirmek için edinenler, Cennetin kokusunu duymayacaklardır) buyuruldu.

FEN BİLİMLERİ
Fen bilgilerini dünyâ menfeati için öğrenmek câizdir, hattâ lâzımdır. Hadîs-i şerîfde;
(Bu ümmetin âlimleri iki türlü olacaktır: Birincileri, ilimleri ile insanlara faydalı olacaktır. Onlardan bir karşılık beklemiyeceklerdir. Böyle olan insana denizdeki balıklar ve yeryüzündeki hayvânlar ve havadaki kuşlar duâ edeceklerdir. İlmi başkalarına faydalı olmayan, ilmini dünyâlık ele geçirmek için kullananlara kıyâmette Cehennem ateşinden yular vurulacaktır) buyuruldu.
Yerde ve gökte bulunan mahlûkların hepsinin tesbîh ettiklerini Kur'ân-ı kerîm haber veriyor.
(Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) hadîs-i şerîfindeki âlim, Resûlullah efendimizin yolunda olan, Onun yoluna uyan din âlimi demektir. İslâmiyete uyan âlim, etrâfına ziyâ saçan ışık kaynağı gibidir. Hadis-i şerifde;
(Âlimler devlet adamlarına karışmadıkça ve dünyâlık toplamak peşinde olmadıkça, Peygamberlerin emînleridir. Dünyâlık toplamaya başlayınca ve hükûmet adamlarının arasına karışınca, bu emânete hıyânet etmiş olurlar) buyuruldu.
Emânetçinin kendisine bırakılan mâlları muhâfaza etmekte, korumakta emîn olması lâzım geldiği gibi, din âliminin de, islâm bilgilerini bozulmaktan muhâfaza etmekte, korumakta emîn olması lâzımdır. Resûlullah efendimiz, Kâ'beyi tavâf ederken kendisine;
-Hangi insan dahâ kötüdür? diye sorulur. Cevaben;
-Kötü olanı sorma! İyi olanları sor. Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür buyurmuştur. Çünkü âlimler, bilerek günâh işlemektedir. İsâ aleyhisselâm;
(Kötü âlimler, su yolunu kapayan kaya gibidir. Su, kayadan sızıp geçemez. Akmasına da mâni olur) buyurmuştur.

KÖTÜ DİN ADAMI
Kötü din adamı, kanalizasyona benzer. Görünüşte, sağlam, san'at eseridir. İçi ise, pislik doludur. Hadîs-i şerîfde;
(Kıyâmet günü azâbların en şiddetlisi, ilmi kendisine faydası olmıyan din adamınadır) buyuruldu.
Ka'b-ül-Ahbâr hazretleri buyuruyor ki:
"Âhir zamanda öyle âlimler gelecek ki, herkesi zühde yani şüphelilere düşmek korkusuyla mübahların çoğunu terketmeye dâvet edecekler. Fakat kendileri zühdden uzak olacaklar. İnsanları korkutacaklar, fakat kendilerinde korkudan hiçbir iz bulunmayacak. İnsanların, makam mevki sâhiplerinden uzak kalmalarını isteyecekler, fakat kendileri onlardan ayrılmayacaklar. Sözleri ile dünyâyı kötüleyecekler, fakat zenginlere yaklaşacaklar. Yoksul ve fakirlerden uzak kalacaklar. İslâmiyetten bildiklerine, öğrendiklerine aykırı hareket edecekler. Yakınlarını başkalarının yanında görseler, darılacaklardır. Böyle âlimler, kötü ve Allahü teâlânın sevmediği âlimlerdir."
Netice olarak insanların iyisi, ilmi ile amel edip, insanlara faydalı olanlardır. İnsanların kötüsü de, ilmi ile amel etmeyip, dini dünyâ menfaatlerine âlet edenlerdir. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin buyurduğu gibi:
"Âlimlerin iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür. İnsanların saâdeti ve felâketi, âlimlere bağlıdır. Büyüklerden biri şeytânı boş oturuyor görüp, sebebini sormuş. Şeytân demiş ki: Bu zamânın sapık âlimleri, bizim işimizi yapıyor. İnsanları yoldan çıkarmak için, bize iş bırakmıyorlar."