İstiğfârı, temiz kalble söylemelidir

A -
A +
Allahü teâlânın gadabı, günâhlar içinde saklıdır. Bu sebeple bir günâh işlenince hemen tövbe, istiğfâr etmelidir. Her günâhın tövbesi kabûl olur. İmâm-ı Gazâlî hazretleri;
"Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde şüphe etmemelidir. Tövbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir" buyurmaktadır.
Allahü teâlâ, nice kimselerden, bir günâh sebebi ile intikâm almıştır. Bunun için her mü'minin günâh işlemekten çok korkması lâzımdır. Ufak bir günâh işleyince, hemen tövbe, istiğfâr etmeli, yalvarmalıdır. Rıyâd-un-nâsıhîn kitabında;
"Tövbe, istiğfâr kalb, dil ve günâh işleyen organ ile birlikte olmalıdır. Kalb pişmân olmalı, dil, duâ etmeli, yalvarmalı. Organ da günâhdan çekilmelidir" buyuruluyor.
Nasr sûresinde meâlen;
(Bana istiğfâr edin. Duâlarınızı kabûl ederim, günâhlarınızı affederim) buyuruldu.
Görülüyor ki Allahü teâlâ, günâh işleyen kullarının çokça istiğfâr etmesini emrediyor. Muhammed Ma'sûm hazretleri;
"Bu emre uyarak, her namâzdan sonra yetmiş kerre istiğfâr ediyorum, yani Estağfirullah diyorum. Siz de bunu çok okuyunuz! Her birini söylerken mânâsını 'Beni affet Allahım' olarak düşünmelidir. Okuyanı ve yanındakileri, dertlerden, sıkıntılardan, hastalıklardan kurtarır. Çok kimse okudu, faydası hep görüldü" buyurmaktadır.
Erkek olsun, kadın olsun, her insanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara uyması ve yasak ettiklerinden, harâmlardan sakınması lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmaya ehemmiyet vermeyenin îmânı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabirde azâb çeker, âhırette Cehenneme gider. Affedilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yoktur. Kâfir olmak çok kolaydır. Her sözde, her işte kâfir olmak ihtimâli çoktur. Küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, her gün bir kerre istiğfâr edilse yani Estağfirullah dense, muhakkak affolur. Bunun için;
"Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veyâ iş yaptım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni affet" diyerek tövbe edilse, Allahü teâlâya yalvarılsa, muhakkak affolur, Cehenneme gitmekten kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tövbe, istiğfâr etmelidir. Bu tövbeden dahâ mühim bir vazîfe yoktur. Kul hakkı bulunan günâhlara tövbe ederken, bu hakları ödemek ve vaktinde kılınmayan namâzlara tövbe ederken, bunları kazâ etmek lâzımdır.
Netice olarak herhangi bir kimse, istiğfârı ve bütün duâları, mânâlarını düşünmeden ve temiz bir kalb ile söylemeden, yalnız ağız ile söylerse, hiç faydası olmaz. Ağız ile üç kerre söyleyince, temiz olan kalb de söylemeye başlar. Günâh işlemekle kararmış olan kalbin söylemesi için, ağız ile, istiğfârı çokça söylemek lâzımdır. Namâz kılmayanın ve harâm lokma yiyenin kalbi, kararır, simsiyâh olur. Böyle olan kalblerin de söylemeye başlaması için, ağız ile en az yetmiş kerre istiğfâr söylemelidir. Hadîs-i şerîfte;
(Kıyâmette, amel defterinde çok istiğfâr bulunanlara, müjdeler olsun!) buyurulmuştur.