Nemîme; koğuculuk, Müslümanlar arasında fitne çıkarmak, ara bozmak için söz taşımak demektir. Hadîs-i şerîfte; (Hased, nemîme ve kehânet sâhipleri benden değildir) buyurulmuştur. Nemmâm; söz taşıyan, koğuculuk yapan, duyulması istenmeyen bir sözü başkalarına götürüp söyleyen kimse demektir. Hucurât sûresinin 6. âyet-i kerîmesinde meâlen; (Eğer bir fâsık size bir haber getirirse, onun içyüzünü araştırın, araştırmadan karar vermeyin! Yoksa bilmeden bir millete veyâ kimseye fenâlık edersiniz ve sonra ettiğinize nâdim olursunuz) buyurulmuştur. Peygamber efendimiz de; (Size en fenânızı haber vereyim. Nemmâmlık edenler, aranızı bozanlar ve insanları birbirine düşürenlerdir) buyurmuştur. ŞAHİTLİĞİ KABUL EDİLMEZ! Muhammed Ma'sûm hazretleri buyuruyor ki: "Nemmâmı yani söz taşıyanı dinleyen, onu tasdik etmemelidir. Zîrâ nemmâmın İslâmda şehâdeti kabûl edilmez. İkinci olarak Nemmâmı nemmâmlık yapmaktan men etmelidir. Üçüncü olarak nemmâmlık edilen şahsa nemîme sebebiyle sûizan etmemelidir. Zîrâ Müslümana sûizan etmek, onun hakkında kötü düşünmek haramdır. Dördüncü olarak nemmâmın haber verdiği şeyi tecessüs etmemeli yani araştırmamalıdır. Zîrâ tecessüs etmek yani başkalarının ayıplarını, kusûrlarını araştırmak haramdır. Beşinci olarak nemmâmın haber verdiğini, nemmâm gibi başka bir kimseye söylememektir." Nemîme yani Müslümânlar arasında söz taşımamalıdır. Bu iki günâhı işleyenlere çeşitli azâblar yapılacağı bildirilmiştir. Yalan söylemek ve iftirâ etmek de harâmdır, sakınmak lâzımdır. Bu iki fenâlık, her dinde de harâm idi ve cezâları da çok ağırdır. Müslümânların ayıplarını örtmek, gizli günâhlarını yaymamak ve kusûrlarını affetmek çok sevâbtır. Hadis-i şerifte; (Nemmâm Cennet'e giremez) buyurulmuştur. Nemîme yani Müslümânlar arasında söz taşımak, büyük günahlardandır. Mus'ab bin Züheyr hazretleri; "Nemmâmın sözünü dinlemek, nemmâmlıktan daha kötüdür. Zîrâ gıybete yol açmaktır" buyurmuştur. Ahmed bin Âsım Antâkî hazretleri buyuruyor ki: "Gıybet ile nemime yani söz taşımak, birbirine çok yakındır. İkisi de aynı şeyden doğar ve ikisi de taşkınlıktır, azgınlıktır. Zira azgın olmayan kimse bunlarla uğraşmaz. Söz taşıyan, kâtil gibidir. Gıybet eden ise, leş yiyen gibidir. Azgın kimse kibirlidir. İnsan nefsini bu hastalıklara kaptırınca, iftirâ günahına da girer." Yahyâ bin Eksem hazretlerine, nemmâm yani söz taşıyan hakkında sorulduğu zaman, cevaben; "Nemmâm, sihir yapan büyücüden daha kötüdür. Çünkü büyücünün bir ayda yapamadığını nemmâm bir anda yapar" buyurmuştur. Söz taşıyanı dinlemek, ona kıymet, değer vermektir ki, aynı günaha ortak olmaktadır. Nemmâmı dinleyen kimse, kendi sözlerinin de, başkalarına götürüleceğini unutmaması gerekir. Hasan-ı Basrî hazretleri, kendisinden nasihat isteyen bir kimseye; "Şunu iyi bil ki; sana birisi hakkında nemmâmlık eden yani söz getiren, senin hakkında da başkasına nemmâmlık eder yani sözünü başkasına götürür" buyurmuştur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: "Kabir azâbı, en çok dünyâda üstüne idrâr sıçratanlara ve Müslümanlar arasında nemmâmlık yapanlara yani söz taşıyanlara olacaktır." TOPLUMLARI PERİŞAN EDER Netice olarak nemmâmlık yani insanlar arasında söz taşımak, kötü huylardandır, insanları birbirine düşürür, aileleri yıkar, toplumları perişan eder. Bu sebeple, söz taşıyanı, dedikodu yapanı men etmeli, konuşmasına izin vermemelidir. Sa'dî-i Şîrâzî hazretlerinin buyurduğu gibi: "Düşmandan lâf getiren, insana düşmandan daha büyük düşmandır. Ey laf taşıyıcı, düşmanım bile yüzüme karşı kötü şey söylemiyor. Sen ondan daha büyük düşman olmasan, onun arkamdan söylediğini, gelip de yüzüme karşı söyler mi idin? Söz taşıyan, eski düşmanlıkları yeniler, kinleri tâzeler ve en yumuşak insanları bile çileden çıkarır. Uyuyan fitneyi uyandıran kimseden, hemen uzaklaşmalıdır. Zira kavga, iki kişi arasında yanan bir ateşe benzer ve söz taşıyan da, o ateşin sönmemesi için odun taşıyan oduncu gibidir."