Kâinatta var olan varlıklar; cansızlar, nebâtât ve hayvânât olmak üzere üç cinse ayrılmaktadır. Hayvân cinsinin en kıymetlisi, en şereflisi insândır. Her cinsin çeşitleri arasında, yaratılışlarına göre üstünlük sıraları vardır. Fakat bunların birçok sıfatları ortaktır. Meselâ mercan, cansızlardan taşa benzer. Fakat, canlılar gibi ürer, büyür. Hurma ağacı ve sinek kapan otu, hayvân gibi his ve hareket etmektedir. Hurma ağaçlarından bir kısmı erkek, bir kısmı da dişidir. Erkek ağaç, dişi tarafına eğilmekte ve erkek ağaçtan, bir madde dişiye gelmeyince, dişide meyve meydana gelmemektedir. Hadîs-i şerîfte;
(Halanız olan hurma ağacına saygı gösteriniz! Çünkü, ilk hurma ağacı, Âdem aleyhisselâmın çamuru artıklarından yaratıldı) buyurulmuştur.
HAYVANLARIN ÜSTÜNLERİ
Hayvân cinsinin en aşağı çeşidi süngerlerdir. Bunlar beyazdır ve denizlerde yaşarlar. İrâdeli, istekli hareketleri vardır. Sularda yaşayan binlerle basit hayvân vardır. Her çeşitten dahâ üstün başka çeşitler yaratılmıştır. Kitaplarda, bunların üstünlük sıraları bildirilmektedir. Yaratılan her canlıda, başka başka gıda elde edecek ve kendini savunacak organlar vardır. Kimisine ok, kimisine diş, kimisine pençe, kimisine boynuz, kimisine kanat, kimisine sürat, tilki gibi olanlara da hîle verilmiştir. Yaratılan her canlının korunması sağlanmıştır. Yaşamaları için, insan aklını şaşırtan şeyler ilhâm olunmuştur. Bal arısı mühendis gibi, altı köşe petek yapar. Silindir yapsaydı aralarında boşluk kalırdı. Altıgen prizmalar arasında yer kaybı olmuyor. Dörtgen olsaydı, hacimleri daha az olurdu. Bunu insanlar okumakla, öğrenmekle anlar, öğrenmeyen anlayamaz. Arının altı köşe petek yapmasını, Allahü teâlâ ilhâm etmektedir. İlhâma şimdi içgüdü denmektedir.
Hayvânların en üstünleri, insana en yakın olanları at, maymun, fil ve kuşlardan papağandır. Maymunun ve filin zekâsı, çok insandan aşağı değildir. Darwin, hayvânların üstünlük sırasını yazmış ve en üstününün maymun olduğunu bildirmiştir. Bunu okuyan bazı fen yobazları, Darwin'in;
"Hayvânların birbirine döndüğünü, yüksele yüksele, sonunda insan olduğunu" yazıyor demişlerdir. Böyle demekle, Âdem aleyhisselâmın topraktan yaratıldığını inkâr ederek, Müslümânları aldatmaya çalışmışlardır. Hâlbuki Darwin, kitâbında, hayvânlar birbirine döner demiyor.
"Yaratılışlarında bir tekâmül, bir üstünlük sırası vardır" demektedir. Aşağı derecedekilerin, üstündekilere gıdâ, yem olduklarını yazıyor. Bu hâli İslâm âlimleri daha önce görmüşler, anlamışlar ve yazmışlardır. Darwin 1882 senesinde ölmüştür. Halbuki hayvânların üstünlük sırasını ve en üstünlerini bildiren, İslâm âlimlerinden 1570 senesinde vefat eden Alî bin Emrullah'tır. Darwin'in, bu yazılarını, İslâm âlimlerinin kitâplarından aldığı anlaşılmaktadır.
"SEN OLMASAYDIN!.."
Netice olarak insan, hayvanların üstünde yaratılmıştır ve kendi aralarında da üstünlük sıraları vardır. Ayrıca insanlar arasında, çalışarak maddede ve ahlâkta yükselmek farkları da vardır. Bazı insanlar, çalışarak birçok âletler yapmış, bazıları ise, bununla birlikte, aklî ilimlerde, fende, teknikte ilerlemişlerdir. İnsânların en üstünleri, teknikte, ilimde, fende yükselmekle birlikte, ahlâkta da ilerlemiş, evliyâlık ve Allahü teâlâya yakınlık denen, insanlığın en yüksek derecesine varmışlardır. Bunlar, aşağıdaki insanları irşâd, terbiye ederek yükseltirler. Bunların en yüksekleri Peygamberlerdir. Bunlar, Cebrâîl aleyhisselâm ismindeki bir melekle, Allahü teâlâdan emir ve haber almakla şereflenmişlerdir. Bu meleğin getirdiği emir ve haberlere vahiy denir. Peygamberler, kendilerine gelen vahiyleri insanlara bildirmişler, insanlara yükselme yolunu göstermişlerdir. Peygamberlerin gösterdiği bu yükselme ve ilerleme yoluna din denir. İnsanların yükselerek vardıkları dereceler, meleklerin derecesinden daha yukarıdır. Peygamberlik makâmı da, Nebîler, Resûller, Ülül'azm ve Hâtem-ül enbiyâ olmak üzere dört derecedir. Bu en yüksek derece, Muhammed aleyhisselâma mahsûstur.
(Sen olmasaydın, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım!) iltifâtı ile, insanların, meleklerden daha üstün olduğuna vesîka olmuştur.