Sinemalarda bu hafta: Jason Statham’lı büyük bir aksiyon, arı kovandan çıktı bir kere!

“Arıcı: Ölüm Kovanı” adlı filmde emekli bir ajanın intikam hikâyesine odaklanılıyor. Jason Statham’lı eser, seyirciye “John Wick’vari” yoğun bir aksiyon vadediyor…
MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - İngiliz aktör Jason Statham sinema kariyerinin inişli çıkışlı yolculuğunda karanlık ve beyaz taraflar arasında birçok kılığa büründü. Bulaşıkçı, kurye, sürücü, dalgıç, kafes dövüşçüsü, futbol koçu, satıcı, bankacı… Ancak bu “kıyafetlere” rağmen çoğu defa suça bulaşan veya intikam peşinde koşan bir adam oldu! Statham, şimdi de bir arıcı olarak karşımıza çıkıyor ama vazifesi yine aynı…
Yönetmenliğini David Ayer’in üstlendiği “Arıcı: Ölüm Kovanı” (The Beekeper) adlı filmde Statham’ın canlandırdığı arıcılıkla uğraşan emekli bir ajanın intikam hikâyesine odaklanılıyor. Eserde meşhur aktöre Jeremy Irons, Emmy Raver-Lampman, Josh Hutcherson, Bobby Naderi, Minnie Driver ve Phylicia Rashad’dan meydana gelen oyuncu kadrosu refakat ediyor.
SAHAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ
Eserde, aşina olduğumuz bir “sahaya dönüş” hikâyesi işleniyor. Eski bir özel ajan olan Adam (Statham) her şeyden elini eteğini çekmiş, taşrada arıcılık yapmaktadır. Kendisine şefkatle yaklaşan yaşlı kadın komşusuyla da bir dostluk kurmuştur. Ancak kadıncağız, internet korsanları tarafından dolandırılıp malını mülkünü kaybedince canına kıyar. Kendisini bir anda karmaşık bir hadisenin içerisinde bulan Adam da emekliliğe bir ara verip kovanından çıkar! İntikam için hareket ettiğinde ise dolandırıcıların çok büyük bir soygun ağı olduğunu keşfeder. Fakat “kovanı” korumak için iğnesini çıkarmıştır bir kere…
“Arıcı: Ölüm Kovanı”nın başında klişe unsurlardan uzak durularak seyirciyi içine çeken bir intikam hikâyesi işleniyor. Ancak fikrî tarafı zengin bir eser potansiyeli belirmişken ibre popüler olana doğru kayıyor! Karanlık cepheler aydınlanıp gülünç ve absürt sayılabilecek bir düşman ortaya çıkıyor. (Bu arada garip karakterlerle Hollywood’daki abartılı Trump yergisi de devam ediyor!)
KESİNTİSİZ AKSİYON
Ancak filmde “John Wick” serisini akıllara getiren öylesine kesintisiz bir aksiyon var ki, mantığa ters gelen durumları kale almayabiliyorsunuz. (Tabii eserdeki dövüş koreografileri “John Wick”in gerisinde). Statham aynı zamanda yapımcısı olduğu eserde bütün oyunculuk maharetini sergiliyor. Bir kavanoz balla kafa patlatıyor, düşmanlarını benzinle yakıyor, kütür kütür kemik kırıyor ve neredeyse hiç tökezlemiyor. Seyirciye de bundan haz almak düşüyor!
Arılara dair çok fazla kelime oyunun yapıldığı filmde zaman zaman bal rengindeki görsel işçilik de tesirli oluyor.
Hasılı devam filmi geleceğe benzeyen “Arıcı: Ölüm Kovanı” eğlencesiyle aksiyon türünün meraklılarını tatmin edecek bir eser oluyor… Bizimse ağzımıza biraz bal çalıyor!
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
“Kolpaçino 4 4’lük”
“3391 Kilometre”
“Tay 2: Ebabil Takımı”
“Narsistle Aşk”
EN ÇOK SEYREDİLENLER
“Rafadan Tayfa 4” 28 bin 186
“Atatürk 1881-1919 (2)” 20 bin 683
“Mutluyuz” 12 bin 959
“Ölümlü Dünya 2” 5 bin 580