Sinemada bu hafta | Şeytani şov! Yönetmen kardeşlerden canlı yayında korku

Enteresan bir seyir tecrübesi vadeden ve TV şovu seyrediyormuşsunuz hissi veren “Şeytanla Bir Gece”, birtakım handikaplarına rağmen son yılların en dikkat çeken korku filmlerinden oluyor.
MURAT ÖZTEKİN'İN HABERİ - Sinemanın korku hikâyeleri her zaman gotik bir eve ya da orman kulübesine hapsolmak zorunda değil! Avustralyalı yönetmen kardeşler Cameron Cairnes ve Colin Cairnes’in “Şeytanla Bir Gece” adlı son filmi, bunu ispatlıyor. Bir TV stüdyosunda geçen ve canlı yayın şovu formatındaki eser; rating’ini artırmak isteyen gözden düşmüş bir TV programı sunucusunun paranormal hadiselerle insanlara yaşattığı dehşeti merkezine alıyor. Eserin oyuncu kadrosunda David Dastmalchian, Laura Gordon, Ian Bliss, Fayssal Bazzi ve Ingrid Torelli gibi isimler var.
İŞLER TERSİNE GİDİNCE...
Jack Delroy adlı sunucunun “Gece Kuşları” adlı programı üzerine kurulu olan “Şeytanla Bir Gece”, ABD’de ekonomik krizin ve kaosun arttığı 1970’lerin başından görüntülerle açılıyor. Jack, böyle zor bir zamanda Amerikalıları sulu TV şovlarıyla eğlendirerek rating’leri kapıyor. Ancak eşi Madeleine’in kanser olup ölmesinden sonra Jack’in popülaritesi düşüşe geçiyor.
Hırslı yönetmen, kariyerini kurtarmak için bir şeyler yapmaya karar veriyor. Tıpkı şimdi Türk TV’lerinde olduğu gibi canlı yayında kavgalar çıkarıp bayağı işlere girişiyor ama nafile! Nihayetinde de “Cadılar Bayramı” gecesi talihinin dönmesi için yapımcısıyla birlikte hazırlık yapıyor. Şova Christou adlı bir medyum, parapsikolog Dr. June, içine şeytan girdiği düşünülen Lilly ve her şeye şüpheyle bakan pozitivist bir sihirbaz çağrılıyor. Ancak işler yayın planındaki gibi gitmeyip esrarengiz hadiseler ve muammalarla dolu hakiki bir korku şovu ortaya çıkıyor…
HAKİKAT Mİ ŞOV MU?
Enteresan bir seyir tecrübesi vadeden eser, televizyon seyrediyormuşsunuz gibi sunuluyor. Ritmi, kamera açıları, jenerikleri, 1970’lerin soluk renkleri ve bir buçuk saatlik müddetiyle tam bir TV programı… Ancak aynı zamanda olanlar gerçek mi yoksa şovu mu, diye seyircisinin meraklarını devamlı kamçılayan bir hikâye örgüsü var.
Tabii, eserde korku filmlerinin klişesi olarak yine bilim ve metafizik âlem karşı karşıya getiriliyor. Ama bu, karakterlerin performansı üzerinden nispeten yenilikçi şekilde yapılıyor. Böylece bir TV şovu içerisinden realist bir korku çıkarılmaya çalışılıyor ve oldukça kanlı, rahatsız edici sahnelere de başvuruluyor.
“Şeytanla Bir Gece” medyanın karanlık arka yüzüne ve toplumu çirkin şekilde dönüştürme gücüne dair ders mahiyetinde sekanslar barındırıyor. Düşük tonla ABD’deki politik hava da tenkit ediliyor.
Ancak eser, nihayete doğru gerilimini kaybedip bütün olan bitenin bağlandığı noktada daha katmanlı bir son vermiyor. Böylece potansiyelinin altında kalıyor.
Yine de Cairnes Kardeşlerin eseri, son yıllarda gördüğümüz en çarpıcı korku filmlerinden biri oluyor… “Dune” ve “Oppenheimer”da gördüğümüz Dastmalchian de ustalıklı oyunculuğuyla esere çok şey katıyor.
KORE İŞİ MEZARLIK DEHŞETİ: “EXHUMA”
Beyazperdede dehşetli haftanın diğer korku filmi Güney Kore’den geliyor... Berlin Film Festivali’nde prömiyerini yapan “Exhuma” adlı eser, zengin bir ailenin yeni doğmuş bebeklerinin hastalığını iyileştirmek için meşhur şamanların giriştikleri çabayı merkezine alıyor. Kore’de popüler işlere imza atan Jae-hyun Jang’in yönetmenliğini yaptığı eserde; Kim Go-eun, Lee Do-Hyun ve Choi Minsik gibi isimler rol alıyor.
ABD’de yaşayan Koreli ailenin oğulları yeni doğmuştur ama ağlaması bir türlü kesilmez. Aile bu sebeple mistik işlerle ilgilenen ama parayla da araları iyi olan şaman Hwa-rim’den yardım talep eder. O da sırrın ekip işiyle çözüleceğini kanaat getirerek Feng şuici Kim Sang-deok ve Yeong-geun’un kapısını çalar. Derken yaşanan kötü durumun güya büyükbabanın lanetinden kaynaklandığı kanaatine varırlar ve onun mezarının yerini değiştirerek her şeyi düzelteceklerine inanırlar. Fakat Kuzey Kore topraklarının yakınında bulunan mezar yerinin kurcalanmasıyla bazı kötü güçlerle de ortalığa yayılır...
Yönetmen Jae-hyun Jang’in filmleri, Güney Kore’de ciddi bir hayran kitlesine sahip. Nitekim “Exhuma” da gişede öne çıkmış. İlk kısmında esrarlı bir takibin olduğu eser, nispeten sürükleyici oluyor. Ancak Kore’nin mahallî paganist inançları üzerine kurulu hikâye, doğrusu bize çok “yabancı” kalıyor. Eserin düğümleri çözüldükçe de tesir gücü giderek kayboluyor...
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
🔹 “Garfield”
🔹 “Geçiş”
🔹 “Bab-ı Cin”
🔹 “Mendebur”
🔹 “The Hope”
EN ÇOK SEYREDILENLER
🔹 “Furiosa: Bir Mad Max
🔹 Destanı” 33 bin 801
🔹 “Maymunlar Cehennemi:
🔹 Yeni Krallık” 32 bin 277
🔹 “Kung Fu Panda 4” 16 bin 863
🔹 “Hayalî Arkadaslar” 12 bin 819
🔹 “Kolpaçino 4 4’lük” 8 bin 842
24-26 Mayıs Box Office Türkiye dataları