İklim krizi ana karnındaki bebeği de vuruyor!

Çalışmalar, dünyamızın aşırı ısınmasıyla birlikte görülme sıklığı artan kolera, sıtma ve dang humması gibi ölümcül enfeksiyonlarla anne karnındayken karşı karşıya kalan çocukların beyin gelişimlerini tamamlayamadığını gösteriyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK'IN HABERİ - Dünyayı kasıp kavuran iklim felaketlerinin hamile kadınlar ve anne karnındaki bebekler üzerindeki etkilerinin göz ardı edildiğini söyleyen Türkiye Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Aysel Sağlam “Araştırmalar, zararın anne karnında başladığını, iklim krizinin gebelikle ilgili komplikasyonlara, prematüre doğuma, düşük doğum ağırlığına ve ölü doğumlara sebep olabileceğini gösteriyor. Bütün bunlar çocukların büyüme süreçlerinde vücut ve beyin gelişimlerini etkileyebiliyor. Hatta çocuklar bir ömür boyu bu hastalıkların sonuçları ile mücadele etmek mecburiyetinde kalabiliyor” uyarısını yaptı.
Türkiye Hastanesinin Haliç Üniversitesi Ebeler Bölümü ile gerçekleştirdiği “Küresel Değişim ve Ebelik” temalı sempozyumun açılış konuşmasını yapan Aysel Sağlam, uluslararası kuruluşların raporlarından örnek verdi. Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarının, Dubai’de düzenlenen küresel katılımlı ‘Taraflar Konferansı’nda (COP28) bir Eylem Çağrısı yayınladığını hatırlatan Sağlam “Bu çağrıda hamile kadınların, bebeklerin ve çocukların iklim kaynaklı felaketler sebebiyle ciddi sağlık riskleri ile karşı karşıya kaldığına ve bu duruma acilen müdahale edilmesi gerektiğine dikkat çekildi” dedi.
ENFEKSİYON HASTALIKLARI ARTTI
Araştırmalar dünyamızın aşırı ısınmasıyla birlikte kolera, sıtma ve dang humması gibi ölümcül hastalıkların arttığını gösteriyor. Bu enfeksiyon hastalıklarından hamile kadınların ve çocukların ciddi şekilde etkilendiğine dikkat çeken Sağlam “Çalışmalar, anne karnındayken bu enfeksiyonlarla karşı karşıya kalan çocukların beyin gelişimlerini tamamlayamadığını gösteriyor. Öte yandan iklim krizinin sonuçlarını kadın sağlığı yönünden değerlendiren Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kadınların, biyolojik özellikleri sebebi ile erkeklere oranla suya olan ihtiyaçlarının daha fazla olduğuna dikkat çekerek özellikle menstrüasyon döneminde, doğum esnasında ve sonrasında yetersiz su tüketimi sebebi ile kişisel hijyenlerini sağlayamadıklarına ve enfeksiyonlardan daha fazla etkilendiklerine dair vurgu yapıyor” diye anlattı.
HALİÇ ÜNİVERSİTESİ İLE ORTAK SEMPOZYUM
Türkiye Hastanesi Dünya Ebeler Günü dolayısıyla Haliç Üniversitesi ile birlikte “Küresel Değişim ve Ebelik” temalı bir sempozyum düzenledi. Her iki kurumdan uzmanların konuşma yaptığı konferansta iklim değişikliğinin anne ve bebek sağlığına etkisi, muhtemel bir pandemi durumunda anne ve bebek sağlığının yönetimi gibi konular ele alındı.
TÜRKİYE HASTANESİ: ANNE VE BEBEĞİN SAĞLIĞI ÖNCELİĞİMİZ
Sağlık Bakanlığı ve UNICEF iş birliği ile doğum hizmeti veren hastanelerde emzirmenin başarılı ve yerleşik bir uygulama hâline gelmesini sağlamak üzere 1991 yılında “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” başlatıldı. Türkiye Hastanesinin 2009 yılından bu yana Bebek Dostu Hastane ve 2023 yılı itibarıyla ise Yenidoğan Yoğun Bakım Bebek Dostu Hastane ünvanını aldığını hatırlatan Aysel Sağlam “Bu ünvanların sorumluluğu ile doğum öncesi dönemde poliklinikte bulunan ebe ile annelere gebelik haftalarına uygun haftalık eğitimlerini; Gebe Okulu ile doğum öncesi anne ve yenidoğan eğitimleri; doğum sonrası ve taburculuk sonrası dönemde devam eden emzirme eğitimleri; ‘Bebeğimle Bin Gün’ adlı sosyal medya hesabı üzerinden yapılan eğitici paylaşımlar; aile ziyaretlerimiz ve annelerimizin doğum süreci için tasarladığımız Travay-Doğum-Lohusa (TDL) odalarımız ile anne ve bebeklerimizin yanındayız” diye anlattı.

5 MAYIS DÜNYA EBELER GÜNÜ OLARAK KUTLANDI
ETKİN EBELİK SİSTEMİ ÖLÜMLERİ AZALTIR
Ebeliğin doğum öncesi, doğum ve doğum sonu annenin ve bebeğin sağlığının korunmasındaki ve geliştirilmesi, alanında hizmet veren dünyanın en eski mesleklerinden biri olduğunu ifade eden Aysel Sağlam, geçmişte usta-çırak ilişkisi ile sürdürülen bu mesleğin günümüzde, modern eğitim sistemi içindeki yerini aldığını söyledi. Dünya ebelik durum raporunun ebelerin anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında noktasında büyük öneme sahip olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Sağlam “Raporda ebelik hizmetlerinin arttırılması ile anne bebek ölümlerini önlemede yüzde 80’lere varan katkısı olduğunu ifade ediliyor. Ebe sayılarının arttırılması, uygun çalışma şartlarının sağlanması, eğitim düzeyinin arttırılması ile 2035 yılına kadar dünyada anne ölümlerinin yüzde 41’i, yenidoğan ölümlerinin yüzde 39’u, ölü doğumlarının yüzde 26 ‘sının önlenebileceği öngörülmektir. Bu sebeple ebelik müdahalelerinin artırılması anne bebek ölümlerinin önlenmesinde oldukça önemlidir” dedi.