Yağlı lokma! - İmâm-I Rabbâni Hazretlerinin oğlu Muhammed Sadık Hazretlerinin büyük şefkati! Cennet yolunun yolcuları -5-

Henüz 24 yaşındaki büyük veli Hindistan’da çıkan vebada insanların ölmesine çok üzülüyordu. Ve bu şefkatinden dolayı asırlara damga vuracak bir olay gerçekleşti.
ÖMER ÇETİN ENGİN / İLAHİYATÇI - İmâm-ı Rabbâni ‘kuddise sirrehül aziz’… İkinci bin yılın yenileyicisi, yüceler yücesi büyük veli… Hindistan’da çıkan taunda (veba) üç oğlunu bir kızını kaybetti… Dört evlat acısı… Büyük oğulları Muhammed Sadık ‘kuddise sirrehül aziz’ babasının çok sevgilisi idi. Genç yaşında çok yüksek derecelere kavuşmuştu. İnsanların yığın yığın toprağa düştüğünü görünce, “Bu veba yağlı bir lokma almadan Hindistan’dan kalkmayacak” buyurdu. Çok geçmedi vebaya yakalanıp zamanın insanları için kendini feda etti. 24 yaşında idi. Veba çok geçmedi kalktı. Muhammed Ferruh ve Muhammed İsa “kaddesallahü teâlâ sirrehül aziz”. Biri 11 diğeri 8 yaşında iki nur parçası… Onlar da vebaya tutuldular.
İmâm-ı Rabbâni hazretleri oğullarının durumu ağır olduğu için, bir de birbirlerini görüp üzülmesinler diye “Muhammed Ferruh’u başka odaya nakledin” buyurdular.
Arka tarafta bir odaya alındı Muhammed Ferruh… Öğle vakti idi ki bir anda seslendi, “Ey Muhammed İsa, niye vefasızlık ettin? Ahirete benden önce gittin” buyurdu. Başında hizmet edenler, “Muhammed İsa içeridedir. Vefat ettiğini niye söylüyorsun?” deyince, “Kardeşim vefat etti. Meleklerin onu yıkadığını görüyorum. İşte göklere yükseltiyorlar. Akşama da ben giderim” buyurdu… Akşama da o göçtü ebedî âleme…
Yazı dizisi boyunca yazdıklarımız denizde damla… Allah yolunun, cennet yolunun yolcuları ne sıkıntılar çektiler… Şimdiki Müslümanlar da bu zamanın sıkıntılarıyla yük altındalar… Siz; gül yüzlü kardeşlerim… Sabrediniz ve bu din büyüklerinin dosdoğru yolunda yürüyünüz… Unutmayınız… Âlemlerin Efendisi Muhammed aleyhisselâm ‘Kimsesizlerin, gariplerin dost ve yardımcısı Allah ve Resûlüdür’ buyuruyor…
‘Ümmetimin azabı dünyada verilir’ buyuruyor…
Rabb’imiz, Sevgilisi Muhammed aleyhisselâm hatırına yapılan duaları reddetmez… Sizlerin sıkıntısı gözlerinizi kapadığınız ana kadar. Saltanatınız gözlerinizi kapadığınız andan itibaren başlayacak. Ahireti düşünmeyip sadece dünya için yaşayanların saltanatı ise gözlerini kapayıncaya kadardır…
ALLAHÜ TEÂLÂNIN LÜTFUNU İSTEYİN…
Ehli sünnet âlimleri, - Allahü teâlâdan sabır istemeyiniz. Bizim gibilerin sabretmesi zordur. Ondan iki dünyaya ait lütuflarını üzerinize yağdırmasını isteyiniz, buyuruyor.
Bizim içinde olduğumuz sıkıntılar, size bu yazı dizisi boyunca çok azını anlattığımız din büyüklerinin çektiği yanında ne ki…
Ama onlar sabrettiler ve güzel yerlere gittiler. İnşallah onların yolundan yürüyerek, mahşer günü yüksek şefaatlerine kavuşuruz. Onların ardından cennete adım attığınız günü düşününüz… O zaman şu içinde bulunduğunuz bütün sıkıntılarınız bitmiş, geçmiş olacak… Sevgili Peygamberimize koşup sarıldığınız anı düşününüz…
Mecnun’u düşününüz… Leyla’nın aşkından hangi sıkıntıya aldırış etti ki… Onun sıkıntılara sızlanması Leyla’ya olan aşkına yakışmazdı… Onun her şeyi Leyla olmuştu… Bir defasında - Gel sana Leyla’yı gösterelim deyip, evinin bulunduğu yere götürmüşler. Leyla da o anda camdan bakıyormuş… - Bak Mecnun, Leyla camda, demişler… - Leyla’yı görmek için benim cama bakmama gerek yok ki. Ben taşa baksam Leyla’mı görüyorum, ağaca baksam sevdamı görüyorum, demiş…
Dünya sıkıntılarının üzerimizdeki yıpratıcı etkisinin azalması için Muhammed aleyhisselâmın ve onun yolundaki din büyüklerinin, Allah dostlarının hayatlarını iyi öğrenmek, onlara olan aşkla kavrulmak gerekiyor…
ÖNEMLİ NOT: Din büyüklerine sıkıntılar derecelerinin artması için, bizlere ise günahlarımızın affı için gelir. Bununla birlikte o büyüklerin mihnetlere sevinmesi, bizim nimetlere sevinmemizden çok olur. Çünkü onlar bu elemlerle Allahü teâlâya yakınlaştıran konaklarda ilerlerler… O hâlde günah işlememeli, işlenilen günahlara sık sık tevbe etmelidir.
SIKINTILARDAN KURTULMAK İÇİN
(Sübhânallahi ve bi-hamdihi süb- hânallahil-azîm). Bu kelime-i tenzîhi sabah ve akşam yüz defa okuyanın günahları afv olur. Bir daha günah işlemekten muhafaza olunur. Bu dua, (Müjdeci Mektûblar) kitabının 307 ve 308’inci mektublarında yazılıdır. Bütün dertlerin giderilmesine de sebeb olur. (İslâm Ahlâkı)
Allahü teâlânın âdeti şöyledir ki, herşeyi sebeble yaratır. Birşeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebeb olan şeyi yapmak lazımdır. Her şeyin yaratılmasında müşterek olan ma’nevî sebeb, sadaka vermek, yetmiş defa (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) duasını okumaktır. Bu iki ma’nevî sebeb, maddi sebebleri bulmaya da yardım eder. (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye)