Grand Kartal Otel yangın denetimi kime ait? İş güvenliği uzmanı anlattı: Bolu Kartalkaya yangınının sorumlusu...
Bolu Kartalkaya'daki yangında soruşturma devam ederken yayınlanan görüntüleri ve otelin eski fotoğraflarını inceleyen iş güvenliği uzmanları da görüşlerini paylaştı. İş güvenliği yönetmeliklerine göre otel yangınlarındaki ihmaller neler? Grand Kartal Otel yangın denetimi kime ait? İşte yönetmeliklere göre cevabı...
Bolu Kartalkaya'da meydana gelen faciası meydana gelirken, olayla ilgili 6 cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti görevlendirildi. Titizlikle sürdürülen soruşturmanın ardından yangının sebepleri ve sorumluları gün yüzüne çıkacak.
Ancak ilk günden itibaren 'Grand Kartal Otel yangın denetimi kime ait? tartışması' kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor.
Bolu Belediyesi yangın denetiminin kendilerine ait olmadığını Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ait olduğunu söylerken ortaya çıkan belgeler ve uzman görüşleri tersini söylüyor.
Yönetmeliklerde ve itfaiye personelinin ifadelerinde de Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı sıkıntıya sokacak ifadeler yer alıyor.
Bu tartışmalardan bağımsız olarak bir iş güvenliği uzmanı 15 yıllık tecrübesine dayanarak Grand Kartal Otel'deki ihmalleri yorumladı.
YANGINLA İLGİLİ HİÇBİR EKİPMANLA KEYFİNİZE GÖRE OYNAYAMAZSINIZ
İş Güvenliği Uzmanı Kıvanç Çelebi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tartışmalardan bağımsız olarak otellerde sıkça karşılaşılan ihmalleri şu sözlerle anlattı:
"Otelin hem içi hem de dışı ahşap kaplamalarla dolu. Üstelik tesis kent merkezine 40.km uzaklıkta. Böyle bir yapının tasarımının yangın güvenliği açısından son derece hassas yapılması gerekir.
Yangının gece 03.20 civarında restoran katında başladığı tahmin ediliyor. Otel restoranlarının mutfaklarında özellikle wok tava kullanılarak yüksek ateşte pişirilen fajita vb. et yemekleri açık alev çıkarırlar. Bu açık alev de ocak duman dedektörüne yakınsa dedektörü çalıştırır. Pek çok işletme bu yüzden mutfaktaki duman dedektörlerini iptal eder. (Yasal olarak yangınla ilgili hiçbir ekipmanı iptal edemez, yerini değiştiremez, keyfinize göre oynayamazsınız.)
DAVLUBAZLAR POTANSİYEL YANGIN KAYNAĞI
Bu ön bilginin ardından otel mutfaklarındaki davlumbazlara dikkat çeken Çelebi, şunları söylüyor:
Tabi bu show kitchen denilen misafirlerin yemeğin pişirilmesini izleyebildiği (Dolayısıyla şeflerin daha çok alevli gösteri yaptığı) mutfaklar için de geçerli. İşletmeler ikide bir alarm ötüyor diyerek bu dedektörleri genellikle iptal ederler.
Yine bu işletmelerin mutfaklarında bulunan sanayi tipi davlumbazlara otomatik söndürme sistemi kurulması ve yıllık olarak bakımının yapılması gerekir. Otomatik söndürme sistemi davlumbaz içerisinde bir alev olması halinde kendiliğinden devreye girip yangını söndürür. Ancak böyle bir sistem kurulmadıysa veya aktif değilse/çalışmıyorsa ve davlumbazın temizliği düzenli olarak yapılmıyorsa tehlike büyümeye başlar.
Davlumbazların içinde ciddi miktarda yağ birikir ve yangın esnasında bu yağlar oldukça uzun süre yangını besler. Söndürmesi de zordur. Hele ki yağ yangını su ile birleşirse yangın bir anda 10 kat büyür.
"Gelelim işin yasal kısmına. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik oldukça açık bir yönetmeliktir. Her şey nicel olarak belirtilmiş, ‘acaba’lara yer verilmemiştir.
Otel 12 katlı. Her kata 3 metre desek en azından 36 metre yüksekliğinde olmalı. Yönetmelik konaklama amaçlı binalardan 30,5 metre yüksekliği aşanlarda yağmurlama sisteminin (sprinkler) zorunlu olduğunu söylüyor. Ben otelin pek çok farklı fotoğrafına baktım ancak yağmurlama başlığı göremedim."
"Ayrıca otel 161 oda ve 350 yatak kapasiteliymiş. Yine yönetmeliğe göre yatak sayısı 200’den fazla olan otel, motel vb. işletmelerde acil durum sesli uyarı ve anons sistemi kurulması zorunlu. Oysa kurtulan kazazedeler herhangi bir alarm veya sesli uyarı duymadıklarını belirtiyorlar. (Pek çok otel sigara içilen oda verebilmek için duman dedektörleri ve sprinkler başlıklarını inaktif etmektedir.)"
GRAND KARTAL OTEL'İN YANGIN MERDİVENİ
"Aradan neredeyse 2 gün geçtiği halde hala yangın merdiveni var mı yok mu bilinemiyor. Yine yönetmelikte ‘’ Toplam kapalı kullanım alanı 10000 m2’den büyük imalathane, atölye, depo, otel, motel, sağlık, toplanma ve eğitim binalarında, binaya ait yangın tahliye projeleri, bina girişinde ve yangın sırasında itfaiyenin kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde bulundurulur. Bu projelerde; binanın kaçış yolları, yangın merdivenleri, varsa itfaiye asansörleri, yangın dolapları, itfaiye su verme ağızları, yangın pompaları ile jeneratörün yeri işaretlenir.’’ deniliyor. Yani yangın merdiveni var ise (Ki bu büyüklükteki bir yapıda en az 2 adet olmalıdır.) bunun çoktan öğrenilmesi ve projede yerlerinin görülmesi gerekiyordu."
SORUMLUSU KİM?
Otelin eski olmasıyla ilgili bahanelerin kabul edilmediğini paylaşan Çelebi paylaşımında şu satırlara yer veriyor:
"Yönetmelik 2002’de çıktı, otel 1998’de yapılmış deniyor bir de. 27 yılda hiçbir iyileştirme yapılmamış demek ki. İstanbul’un en eski otellerinden birine danışmanlık yapmıştım. Bu otelden en az 40 yıl önce yapılmış. Tüm odalarda ve katlarda sprinkler söndürme başlıkları, duman dedektörleri vardı ve hepsi aktifti. Ayrıca yangın merdivenleri de her zaman çalışır durumdaydı. Yani parayı bastırırsanız hepsi yapılıyor. Bina eski gibi bir bahane yok. Üstelik otelin 2015 yılında yenilendiği belirtiliyor. Herhalde güzel ahşap dekorasyonlara harcamışlardır bütün parayı. Tüm bunlarla birlikte tesis 2007 yılında itfaiye tarafından denetlenmiş (Evet sadece 17 yıl önce!) ve yangın güvenliği açısından uygun bulunmuş."
BELEDİYENİN KİLİT ROLÜ
BBC'ye konuşan İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Hacer Kayhan da yangın denetiminin belediyeler tarafından tanımlandığını vurguladı.
Kayhan'a göre belediye ve itfaiye ekiplerinin kilit bir rolü var. Kayhan şu bilgileri paylaştı:
"İtfaiyelerin kontrol ve raporlama yetkisi, sadece bir kuruma sunulmak üzere vardır. Kendi yetkisinde değildir. Canım istiyor, gelip seni denetleyeceğim diyemez. İlgili kurumun talebi üzerine gider, raporlar, bu kadar. Çıkan raporda, belediyenin sorumluluğu vardır. Ruhsatı kim verirse versin, itfaiye raporunu belediye verir. İtfaiye raporu uygun olmadığı sürece hiçbir kurum, o işletmeye ruhsat veremez. Böylece ruhsatı alacak kişi, itfaiyede takılır."