Ağır otur ki molla desinler...

A -
A +

Dik oturamıyor musunuz? Hatta oturamıyor musunuz? Koltuğa değer değmez kaykılıp yatar pozisyona mı geçiyorsunuz… Davranış bilimleri uzmanı Osman Ondönümbostan, yan gelip yatar gibi görünüyor olmamıza açıklık getirdi;

 

“Efem, kavimler göçü sırasında bizimkilerin bir kısmı çıkan izdihamda bel çukuruna deveden depik yedi. Sonuç? Omurilik terk!
Pandemide herkesin aylarca eve tıkılması ile birlikte süreç gelişti. Ve oturmak uzun oturmaya evrildi…

 

Bizlerde sadece ayakta durma ve yatma fonksiyonu var. Oturma fonksiyonu yüklenmemiş. İşten yorgun argın gelen birey ya koltuğa çuval gibi yığılıyor, ya da oturur oturmaz hafif kaykılmayla başlayan süreç bacağın koltuk tepesine atılmasıyla son buluyor.

 

Sandalyede koltukta dik oturamama sendromu olarak da bilinen bu durum, daha koltuğa oturur oturmaz bünyeyi ele geçirir. Kafa kolçağa yaslanarak, kol dirsekten kıvrılıp el ensede yapılarak büsbütün uzanıp televizyon izlenir, telefona bakılır, muhabbet edilir.

 

‘Tekli koltuğa dahi yan oturup bacakları kenardan sallandırmak en rahat oturuş biçimi’ diyorsan sen de bizdensin kardeşim.

 

Oturmak desen oturmak değil, yatmak desen yatmak değil. Ve fakat bir mesajı var; ‘Yıkılmadım ayaktayım ama bir süre tadilattayım…’

 

Ha, pergel gibi dimdik oturan insanlara özeniyor muyuz; evet özeniyoruz, da ne gerek var. Alacaksın kolunun altına bir kırlent devrileceksin, çayı bile öyle içeceksin.

 

Bir süre sonra kol uyuşuyor tabii de olsun varsın. Teheey tey! Yan yatarak üzüm yiyen Roma imparatoru çatlasın!..

 

Halıya yastık koyup yatarak televizyon izlemek çocukluğumuzun vazgeçilmeziydi. Geçen akşam evde ben de bi' deneyeyim dedim olmadı, totom fiskoslara çarptı hep.

 

Neyse, ne gerek var tabii de istesek dik düzgün oturamaz mıyız? Bittabi!
Uçmuyorsak Newton’a olan saygımızdan… Hayata karşı duruşumuz dik bizim!
Uzun oturup derin düşünürüz biz…

 

“Kalk, şöyle düzgün otur!” denince,
Yunus Emre’den aklıma geldi ince ince;

Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Kamu âlem birdir bize…

Ninem diyor ki; Bir çerağın ışığına kırk kişi oturur.

 

 

 

Halime Gürbüz'ün önceki yazıları...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Şükrü eryiğit17 Şubat 2025 23:26

İlla edep illa edep Severek okuyorum sizi.Saygılar,hürmetler