Ardalar niçin korunmalı?

A -
A +

FIFA eski Başkanı Joe Havalange'ın, "Yıldız futbolcu korunmalı" tavsiyesi, futbol dünyasında yıllardır tartışılır durur. Bu konuyu Milli Takım Teknik Sorumlu Yardımcısı Oğuz Çetin'e sordum, "Arda Turan çok tekme yiyorum" diyor diye. Hoca, "Yıldızlar elbette ki korunmalı" dedi. Aynı soruyu, yıllar önce UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik'e de, FIFA İcra Kurulu'nda 17 yıl görev yapmış olan Necdet Çobanlı'ya da, Sepp Piontek'e de, ünlü yazar Simon Kuper'e de, Pele'ye de sormuştum, "Yıldız futbolcu bu imtiyazı niçin hak ediyor?" diye. Dinlediklerimden can alıcı cümleler hâlâ tazeliğini hafızamda koruyor. "Yetenekler, futbolun kutup yıldızıdır. Milyarlarca gencin önünde modeldir. Hayran kitleleriyle, futbolun gelişimine büyük katkı sağlarlar. Bu oyunun geniş kitlelerce oynanır, izlenir ve seyredilir olmasına zemin hazırlar. Birçok şirket, tanıtımını onların sevgilerini satın alarak canlı tutar. Bu sebeple Real Madrid, Barcelona, İnter, Milan, Bayern gibi devler kadrolarını yıldızlarla donatır ki, sponsor pastasından daha büyük pay alabilsinler. Vitrini zenginleştirip tribüne daha fazla seyirci çeker ve marka değerini o yıldızlarla yükseltirler. Yayıncı kuruluşlar, bir lig veya takıma milyonlarca dolar öderken, o turnuvanın toplam kalitesini o yıldızlarla tartarlar!" Bilmem, bu kadar izahattan sonra "yıldız" denilen yeteneklerin sayısının kıt olduğu, bir kısmının daha yetişme döneminde kaybolduğunu, dolayısıyla Pelelerin, Maradonaların, Lefterlerin, Metin Oktayların, Can Bartuların, Hakan Şükürlerin, Messilerin, Ardaların, Emrelerin kolay yetişmediğini dikkate alacak olursak hâlâ yıldız futbolcu niçin korunmalı diyen var mıdır? MIHLAMA! Büyük acılar konuşur, büyük dertler ise sessizdir. (Nijerya Atasözü) Günün sorusu Guus Hiddink Milli Takım'a ne kazandıracak? Hollanda'daki gurbetçilerden yeni yıldız mı bulup getirecek yoksa Surinam veya Guayana'da büyük yetenekler keşfedip, TBMM'den bunların devşirilmesini mi isteyecek? Bir eleştiri Almanya`da yaşayan Ertan Pehlivan isminde bir okurumuz, Oğuz Çetin Hoca'ya soruyor, "Milli Takımda Trabzonsporlu futbolcuları hiç denenmedi, neden?" Rijkaard'ın güçsüz yönetimi! G.Saray neden kaybediyor? Madde bir, iyi yönetilmiyor. Bir kaptan sarı kart sınırına geldiğini bile bile "Faul yapmadım" diye hakeme itirazdan kart görüyor ve cezalı duruma düşüyorsa, bir teknik adam bu durumu nasıl yorumlar? A.Gücü maçı için cezalı duruma düşmüş olan Arda'ya "Bu ne hal?" diye mi sorar yoksa haftaya oynanacak Trabzon maçını düşünerek, "Bunu ne güzel akıl ettin?" takdir mi eder? Kanatimce G.Saray'daki birinci sorun disiplin!.. Gelelim teknik konulara. Bir gerçek var ki, fizik gücü yüksek takımlar karşısında G.Saray tuzla buz oluyor. Sahi, İspanyol kondisyoner Florya'da mı, oradaysa ne iş yapıyor? Eskişehirspor'un hocası Rıza Çalımbay, Kasımpaşa maçında Yılmaz Vural'ın düştüğü hataya düşmedi. G.Saray'ın teknik oyuncularına yeteneklerini sergileyebileceği geniş alanı bırakmadı. Düşününki, 4-2-3-1 düzeninde tek forvetle oynayan G.Saray, önde Jo ile maça başlıyor, gerideki üçlü Keita, Elano ve Arda hücum preste yok. Ancak top ayaklarına geldiğinde oynuyorlar. Onda da fizik kapasiteleri yeterli olmadığı için, topa daha çok sahip olmalarına rağmen pas hatası yapıyor, pozisyon ararken pozisyon yiyorlar. Herkes Servet'e, Caner'e yükleniyor ama bu büyük haksızlık. Nerede, senin ön liberoların Ayhan ve Mehmet Topal? Ayrıca bir takımda savunma, en uç adamdan başlamaz mı? Jo'dan geriye doğru gelin, G.Saray'ın omurgasını oluşturan 5 kişilik orta sahada, oyunun savunma yönünü oynayan kaç kişi sayabilirsiniz? Rijkaard ne yapıp, edip bir an önce takımın fiziki kapasitesini artıracak bir yol bulmalı. Bu, oyuncu tercihlerini değiştirerek mi kazandırılır yoksa antrenman modelini değiştirerek mi, işin o tarafı Hollandalı teknik adamlara kalıyor. Yoksa, G.Saray, avucunun içinde tuttuğu şampiyonluk şansını altın tepsi içinde rakiplerine ikram edecek. BİR KİTAPAkademik Futbol Doç. Dr. T. Hakan Ongan ile Doç. Dr. Dündar Murat Demiröz bir araya geldiler. >> Antik Mısır'da Firavun'lar hangi takımı tutardı? >> Orta Asya'da atalarımız futbolu hangi kurallarla oynardı? >> Fransız "le soule"si, İtalyan "calcio"su ve futbol. >> Kapitalizmin gelişme sürecinde "işçi sınıfının" sporu olan futbol, zamanla nasıl küresel kapitalizmin en önemli endüstrilerinden biri oldu? >> İngiliz emperyalizmi ve yayılmacılığında futbolun katkısı neydi? >> Türkiye'nin kapitalistleşme ve sanayileşme sürecinde futbol hangi aşamalardan geçti? >> Bir endüstri olarak futbolda rekabet kavramının önemi nedir? >> Futbol liglerinde rekabet düzeyi ve milli takımların başarıları arasında nasıl bir ilişki var? >> Milli takımın başarısı mı, yoksa kulüp takımlarının menfaatleri mi? >> Nasıl futbolcu ihraç eden bir ülke olunur? Bu ve benzeri birçok sorunun cevabını bulacağınız Akademik Futbol adında nefis bir kitap hazırladılar. Umarız bizim kadar siz de keyif alırsınız.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.