Hani, her şeyin yoluna girdiğini sandığınız ve "Artık rahat zamanı" dediğiniz anda, insanı şok eden bir haber alırsınız da dünyanız birden kararır ya... İşte öyle sarsıcı bir andı, Gündüz Tekin Onay hocanın "Evimize meteor düştü" diye tarif ettiği ama acı hali dillendiremediği an... "Yengeç!" diyordu, yani "kanser!" Eşi, oğlu Güntekin, kızı Zeynep, "oğlum" dediği damadı Orhun Ene ve tüm sevenleri, "Allah'tan ümit kesilmez" diyerek, küçücük umuttan koca yeni bir dünya kurabilmek için seferber oldular, fakat ne çare! Sebeplere yapışmak adına ameliyat, kemoterapi, radyoterapi umut olarak bakılan ne varsa her yol denendiği halde eridi dağ gibi adam. Hep "Daha yapacak çok şey var" derdi futbolcu, teknik adam, eğitmen, organizatör, planlamacı ve gerçek bir futbol sevdalısı olan Gündüz hoca... Ama "vade" yetmişti, suyun üstüne yazılan yazı gibi ayrıldı aramızdan. Tüm futbol ailesi yastaydı, hocanın acı haberi duyulduğu gün. Nur içinde yat Gündüz Hoca! >> Bu bir Terim sözü Gündüz Hocanın cenaze merasiminde bir genç gördüm. Ampute takımının oyuncusuydu. Yanında bir çocuk gördüm, Van Futbol Köyü'nün öğrencisiydi. Çocuk, ampute takımının oyuncusuna soruyordu, "Gündüz Hoca yok artık... Şimdi bizi kim düşünür?" Benim gördüğüm umutsuzluk tablosunu Fatih Terim de gördü. Benim duyduklarımı işitti ve o sert görüntünün altındaki kadife yürekli insan öne çıktı. "Hayır" dedi, "Gündüz Hoca ve eserleri yaşıyor ve yaşayacak. Hiçbir projesi yarım kalmayacak. Bu bir Terim sözüdür!" >> Kültürlü Tolunay Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas'ın elinden kitap düşmediğini görenlerden biri sormuş; "Hocam, kültürlü olmak için ne yapmak gerekir?" Hoca ciddiyet içinde bazı kitaplar tavsiye ederken, kulüp menajeri Süleyman Hurma her zamanki hazır cevaplılığıyla, "Üç tane üniversite bitirmek gerekir" demiş. Adam, "İyi ama bir ömre 3 üniversite nasıl sığar?" diye sorunca Hurma gülmüş, "Hepsini de sen bitirecek değilsin ki? Birini deden, birini baban bitirecekti!" demiş. >> Uygun'suz polemik Sivasspor'un başında ligin ilk yarısında tavan yaptın Bülent Hocam... Sadece alışkanlıklarımızı değil, "Şampiyon olmak istemiyoruz" söyleminle büyüklerin oyununu da bozdun. Fakat anlaşılamadın hocam... Sözün, "yüreksizlik" olarak nitelendi. Sen ise "yüreklilik gösterisine kalkıştın" ve Hıncal Uluç ustaya "fularlı yorumcu" yakıştırmasında bulunarak, Uygun'suz bir polemik başlattın! Ama bil ki, hiç iyi etmedin hocam! Bir dost olarak sana tavsiyem, başarıya giden yolda her eleştirinin bir ödül olduğunu aklının bir köşesine yerleştirmendir. >> Erdi Hoca yıkıldı Yüreği sevgi dolu bir insan, Bandırmaspor Teknik Direktörü ve F.Bahçe'nin eski futbolcusu Erdi Demir!.. Asla hız tutkunu değildi ama trafik ona ikinci kez acı yüzünü gösterdi. Bandırma'da çarptığı 20 yaşındaki yaya Fatih Uğur maalesef hayata veda etti. Ama emin olun Erdi, binlerce defa vicdan azabından öldü dirildi. Ama işte, giden geri gelmiyor! >> Ersun ne yapsun? Trabzon ayakta, "Biz niye şampiyon olamıyoruz?" diye... Nasıl olacak ki bu kafayla? Trabzonspor eski tas eski hamam... Hangi terziye verirsen ver, söyleyeceği şey aynı, "Bu kumaş dikiş tutmaz!" Huzur, deseniz mumla aranıyor. Oysa, Ersun Hoca'ya bir etek dolusu para döktüler, "Al bu takımı şampiyon yap" diye... Hoca da ilk gün söylediğini son gün de kibarca ifade etti; "Benim adım efsun da değil efsuncu da... Benim adım Ersun! Bu takıma yeni oyuncular lazım!" Ama, hocanın dilinden anlayan biri çıkmadı, hâlâ... >> Aykut Kocaman Aman aman! Ne laflar, ne laflar! "Kulüpler yanlış yapılanmışlar! Yanlış insanlar tarafından yönetiliyorlar. O yüzden bu ülkede cazgırların sesi daha gür çıkıyor" diyor Ankaraspor'un eski hocası Aykut Kocaman! Aman hocam, acı gerçekle şimdi mi yüz yüze kaldın? Eğer öyleyse vah ki, vah haline!