Şu günlerde, Adnan Polat gibi ben de "G.Saray nasıl kurtulur?" projeleri üstüne kafa yoruyorum... Gözümü kapatıyorum; G.Saray için açılan kampanyaya tam "500 bin dolar" veren - isimsiz - vatandaş çıkıyor karşıma!.. Gözümü açıyorum; yine aynı sülüet... Hızır gibi yetişen G.Saray sevdalısı bu adam, in midir, cin midir? İsmini yazamıyorum, banka sır gibi saklıyor... Resmini çizemiyorum, hayalet gibi bir şey, parası var kendi yok!.. 500 bin dolar yardım için ne kadar bir servet yaptı, kestiremiyorum... Sandığımdan çok daha mı zengin? Çok mu hayır sever? Kaç cami, kaç okul, kaç hastane, kaç çeşme vakfetti dersiniz! Şu 500 bin dolarlık vatandaşı çok merak ediyorum. Genç mi, yaşlı mı? Tahsilli mi, tahsilsiz mi? Sporcu mu, taraftar mı? Yoksa, bir sevda uğruna o kadar parayı veren adam bir çılgın mı? Kestiremiyorum!... Ama yine de G.Saray'ı ancak böyleleri kurtarır, diyorum... Çünkü, cebinde akrep olan yöneticilerle olmuyor bu iş. Bir düşünün, böyle biri G.Saray'a başkan olursa olanca servetini verir mi, vermez mi? Kim bilir, belki de petrol zenginidir bu isimsiz vatandaş!.. Sportif olgunluk "Dün bir olay yaşadım" diye başlıyordu Seyfi Alp'in maili... Hemen belirteyim Seyfi, Türkiye Gazetesi'nin yetiştirdiği ve şimdilerde Zaman'da çalışan değerli bir spor yazarı.... Beckanbauer, Feldkamp, Derwall, Hamit ve Halil Altıntop kardeşler ile Nuri ve Yıldıray gibi Avrupa'da firma olmuş bir çok futbol adamının "dostum" dediği bir isim... Benim de Avrupa futbolu söz konusu olduğunda fikirlerine baş vurduğum bir adres. O yüzden Alp'in yazdıklarını daha bir dikkatle okudum ve paylaşayım istedim. "Bayern Münih, Alman 4. Ligi'nde mücadele eden bir takımla maç yapmak için 30 km. yakınımızdaki Aaschaffenburg'a geldi." -Ne maçı bu? "Şu an Bayern Münih'in antrenörü olan Felix Magath'ın 1972'de formasını giydiği takıma duyduğu vefa borcunu ödeme maçı!" -Bir teknik adam, 200 milyon euroluk bir takımı böyle bir amaç için yollara nasıl döker? "Almanlar bunu tartışmıyor! Aksine dostluktan öte anlamı olmayan maç için saatler öncesi, tam 9 bin seyirci statta yerini alıyor!" -Bayern Münihli oyunculardan imza alabilmek için olsa gerek... "Kesinlikle hayır, futbolun keyfini çıkarmak için!" -Niye, koruma ağından yıldızlara yaklaşamıyorlar mı? "Koruma ağı mı, ne gezer! Bayern'i taşıyan otobüsün ne önünde bir escort var ne de arkasında bir polis. Üstelik, o 200 milyon euroluk takım, şehir trafiğinde 1 km.lik mesafeyi tam 20 dakikada kuyrukta gittiği halde kimse rahatsız etmiyor kafileyi. Düşünün, F.Bahçe aynı şartlarda Kadıköy'den Pendik'e gidecek olsa ne olur?" -Hayranlarından yol alamaz!.. "Almanya'da böyle olmuyor. Lucio, Mehmet Scholl gibi yıldızlar kuzu gibi otobüste yolculuk ediyor! Anlıyor musunuz?" -Neyi, demişim?.. "Sportif olgunluğu anlıyor musunuz?" Anelka'nın bir bacağı Adnan Polat'ın heykelini dikmeli!.. Cümle alemin akıl edip de cesaret edemediği şeyi bir gecede gerçekleştirdiği için... Polat'ın "G.Saray'ı kurtarma" projesiyle bankalarda tam 4 milyon dolar birikmiş. Ne para ama değil mi? G.Saraylı dostlar bayram edecek neredeyse. Fakat işin gerçeği şu: Sayın Özhan Canaydın ve ekibi, o para ile ancak etse etse F.Bahçeli Anelka'nın bir bacağını transfer edebilir. O da, Aziz beyin izni olursa! Lütfen beyler... Lütfen, G.Saray asilzadeleri, bu komikliğe seyirci kalmayın!... Lütfen!.. G.Saray'ın tepkili kalemleri, Hıncal Uluç ve Fatih Altaylı beyler... Bu komediye sessiz kalmayın! "Ben G.Sarayım" diyenler!.. G.Saray'ı Avrupa'nın 1 numarasına yazmayı hedefleyenler, adam gibi bir iş yapacaksanız, G.SARAY markasını daha da büyütecek projelere imza atın... Unutulmamalı ki dökme su ile değirmen dönmeyeceği gibi bu tür hesaplarla G.Saray kurtulmaz. Ama birileri, bu sayede 100 bin dolar ile 100 milyon dolarlık reklam yapar!