Uzaktan çok daha iyi görünüyor Beşiktaş... Mesela; siyah - beyazlıların Denizlispor ile yaptığı maçı televizyondan izledim. O maçta müthiştiler! Temposu, diriliği, tribün şovu, futbol oynama isteği ve kazanma arzusuyla süperdiler...Kleberson ile Ailton sanki birer sihirli değnek olmuş, K.Erciyes maçında kanatları kırılan Kartal'ı o gün yeniden havalandırmışlardı. G.Birliği önünde de böyle bir Beşiktaş bekliyordum. Yanılmışım!.. Meğer ekranda gördüğüm o süper Beşiktaş bir serapmış... Ankara'da çıplak gözle bakınca bunu daha iyi fark ettim. İnönü'de şov yapan takım gitmiş yerine 65 dakika ne oynadığı belli olmayan bir oyuncular topluluğu gelmişti. Hani; fert fert baktığınızda ''iyi'' dediğiniz çok oyuncu vardı. Mesela Ailton'un seriliğine ve gol ustalığına bir kere daha hayran oldum. Youla'nın çalışkanlığı, Kleberson'un yorulmak bilmeden ileriye top taşıması, kaptan Okan'ın büyük bir iyi niyetle bütün açıkları kapama gayreti, Ali Güneş ve Koray'ın mücadeleci kimlikleri, hepsi takdire değer güzellikteydi. Ama ''Beşiktaş'ın oyun felsefesi nedir?'' diye sorduğunuzda, siyahla - beyazın birbirine karıştığını ve ortaya gri bir tablo çıktığını görüyordunuz. Rıza hoca ve Beşiktaşlı dostlar alınıp gücenmesin!.. Bu tablo beni Beşiktaş'ın geleceği adına korkuttu. Neden? Nedeni açık... Dünya, sarkık liberolu sistemi terk edip, dörtlü zincire döneli yıllar oldu. Ama Beşiktaş hâlâ dünyanın terk ettiği sistemden medet umuyor... Bunu anlamak mümkün değil. Koray'ı sarkık oynatan Rıza Çalımbay, bildiğim kadarıyla bu uygulamasıyla Herrera'dan sonra sarkık liberoda ısrar eden ikinci teknik adam olarak tarihe geçecek. Yine de hakkını verelim, hem sarkık libero ile oynayıp, hem de rakibi üç pozisyonda ofsayta düşürmek az bir başarı değil. Bunu da Koray'ın seriliğine verelim. Bir diğer yanlış, savunmada top yapan yok... Bütün oyuncular sorumluluk almaktan kaçar gibi oynuyorlar... Orta sahada grup dayanışması zayıf...Ahmed Hassan bir - iki pozisyon dışında etkisizdi... Youla ve Ailton'un arkasında daha aktif bir rol almalıydı. Maalesef bunu yapamadı. Sonuç olarak, Ailton ve Tümer'in harika golleri 3 puanı getirdi ve Beşiktaş'taki tüm olumsuzlukları buzdolabına kaldırdı. Zira; G.Birliği adına biri Sedat'ın Cordoba'dan, diğeri Tuna'nın direkten dönen iki şutunu Beşiktaşlılar'ın unutması mümkün değil.