Risk yoksa başarı da yoktur! Nihayet!.. Kötü gidişini durdurmak ve hiç değilse UEFA umudunu Bursaspor'a kaptırmamak adına kadroda ve sistemde radikal değişiklikler yapan Ersun Yanal sonunda Trabzonsporluların yüzünü güldürmeyi başardı. *** Sahaya çıkan on bir sürprizdi. Song'un yerinde Giray, suskun golcü Gökhan Ünal'ın yerinde de Alanzinho vardı. Sorup, öğrendim Song, gripti. Ama Gökhan, sistem değişikliğine feda edilmişti. Ersun Hoca, Umut Bulut'u rahat oynatacak bir düzeni tercih etmişti. Doğruyu da yapmıştı. Bordo-mavili ekip, belki de ilk defa bu sezon 4-4-2'den 4-3-2-1'e dönmüştü. Umut Bulut en önde serbest adamdı. Arkasında, iki kanatta, iki oyuncu vardı ki, enfesti. "Çalımları, süratli ve hızlı oyunları, isabetli paslarıyla Trabzonspor'u adeta kanatlandırıp, uçuran ve maça damgasını vuran bu iki süper kim?" diye sormayın. Tabii ki Yattara ve Alanzinho'ydu, Özellikle Alanzinho şov yaptı ama gol atamadı. Futbol bu kadar hızlı ve güzel mi oynanır arkadaş? *** Bordo-mavililer çok hızlı başladıkları maçta, Orhan Şam'ın kendi kalesine attığı golden sonra daha bir rahatladılar. Fakat Hacettepe pes etmedi. Golü yemesine ve 10 kişi kalmasına rağmen diklenmeye devam etti, Serkan Atak ile bir de gol buldu. Ama arkasını getirecek gücü yoktu. Trabzonspor, bu güç farkını Cale, Giray ve Umut'un golleriyle süsleyince Ersun Hoca'nın aldığı risk işe yaradı. *** Sonuçta, ligde üst üste yaşadığı puan kayıpları ile zirveden kopma noktasına gelen Trabzonspor, "Düşsek de gururumuzla düşelim" diyen ve son ana kadar onurlu şekilde mücadele eden Hacettepe karşısında farklı kazanıp, küllerinden doğmayı başardı. Bu sevinç, kaç hafta sürer bilmem ama eminim ki bugünkü derbinin sonucunu Trabzonsporlular oynayanlardan daha fazla merak eder oldu.