Alex meselesinin iç yüzü!

A -
A +

Sıkıldım! Kriz, kaos ve çözümsüzlük! Neyse ki, Başkan Aziz Yıldırım devreye girdi de, Alex sorunu kısmen çözüldü. Diyeceksiniz ki, "Başkanın bu işlere karışması doğru mu?", değil elbette. Yöntem, marijinal... Zira, futbolda ileri ülkelerin hiçbirinde kulüp başkanı böyle işlere karışmaz. Ama, o başkan, "Ben F.Bahçe'yim" dediği için yadırganmaz bizde, bu tür bize has çözümler. Her neyse, asıl anlatmak istediğim; Alex'in ortaya attığı "Kıskançlık!" meselesi. Bu iddia doğru olabilir mi, olur, mümkündür. İnsanın olduğu yerde çekememezlik olabilir. Ama sorarım size; ilk defa mı böyle bir durumla karşı karşıya Alex, hayır! O halde, neden büyüttü bu konuyu Brezilyalı sihirbaz? Onun futbol bilgisinden, zekasından ve yeteneğinden şüphesi olan mı var? Hayır ama sorun, efsane Alex'in F.Bahçe'deki tahtının çatırdıyor olmasında! Yoksa hiç twitter'a düşer miydi, sihirbaz! Artık, hayal değil, F.Bahçe'de kabus görüyor Alex! Ne demişler, "Hayal gücü, bilgi gücünden daha önemlidir." Gerçek bu! >> F. Bahçe'nin en büyük düşmanı! Önce şunu belirteyim, Kadıköy'deki Spartak Moskova maçı oynanmadan 48 saat önce kaleme alındı, bu yazı . Sadede gelelim... Deplasmandaki Spartak Moskova maçındaki ilk on bir seçiminden dolayı "Kocaman'a avuç dolusu alkış yolladım" diye yazdığım için F.Bahçeliler'in hışmına uğradım. Vay efendim, "Korkak! Alex alerjisine tutulmuş" bir teknik adamı nasıl meth eder mişim? F.Bahçe ne oynamış da ben ne anlatıyor muşum? Yüklenen yüklenene, "Bu F.Bahçe mi turu geçecek, seni gidi hayalci?" Bitmedi, "Madem Alexsiz oynamayı kafasına koymuş da niye Brezilyalının yerini dolduracak lider bir oyuncu almak varken Krasic gibi kanat adamını transfer ettirmiş?" Hem de, kulübede Caner ve Stoch gibi iki kanat adamı otururken... Daha neler neler... Güler misin, ağlar mısın? İnsanın "insaf" sınırlarını zorlayan bir dizi sinir bozucu eleştiri... La havle... deyip; eleştirileri mantık süzgecinden geçirdiğimde anladım ki; F.Bahçe'nin rakibi ne G.Saray, ne Trabzonspor, ne Beşiktaş ne de Spartak Moskova. F.Bahçe'nin en büyük rakibi bizatihi F.Bahçelilerin taa kendisi! >> Kocaman'ı niye destekliyorum? Soru açık... Cevap da hazır. Hanımefendiler, beyefendiler! Lütfen! Deplasmandaki Spartak Moskova maçını iyi okuyun; Cristian'ın kafa vuruşu gol olsaydı F.Bahçe daha kafadan 1-0 öne geçmeyecek miydi? Söyleyin, o zaman o maç öyle mi sonuçlanırdı? Moskova'daki o yerleşim hataları yapılır mıydı ve o goller yenir miydi, hiç? F.Bahçeliler, zamansız yüklenmeyin Aykut Hoca'ya. >> Hayal ve gerçek! Düşenin dostu olmazmış! Ne garip? Şampiyonluk hayaliyle kurulan A.Gücü geçen sezon PTT 1. Ligi'ne düşmekle kalmadı; naklen yayın, Süper Lig isim hakkı kısaca tüm gelir kalemleri traşlandı ve borç batağına itildi, takım çil yavrusu gibi dağıldı. Tam çile bitti derken... O da ne? Son darbeyi de UEFA indirdi; Roman Bednar dosyası için "-6 puan silme" cezasıyla. Şimdi, anladınız mı, yıllardır "Balık ya baştan pişer ya da baştan kokar" diye niye feryat ettiğimi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.