"Kazandı, kazanıyor, kazanacak!" Son kupada doğanlar bugün profesör oldular. Ama, F.Bahçe tam 28 yıllık hasreti çekiyor. O yüzden de, konunun önemini bilen Luis Aragones, önüne konulan yoğurdu üfleyerek yiyor! Hamhum, şarılop yok! Oysa, Fortis Türkiye Kupası D Grubu'nda 3'te 3 yapmışın. Biraz risk al, fanteziye kaç, tribündeki seyirciyi coşturacak futbolu oyna! Hayır, Aragones "Ayaklarımı yerden kesmem" diyor. Hal böyle olunca, yenilik adına bir şey bekleme F.Bahçe'den. Nitekim Eskişehirspor karşısında da pek albenisi olan bir futbol oynamadılar. Ama... Takım yönetimi ve takım olgusu üstüne çok önemli dersler verdi, Luis Aragones! Nasıl mı, birazdan! Kalite tartışılmaz, ancak daha iyisi veya en iyisi ile kıyaslanır! Bu hüküm de neyin nesi demeyin. F.Bahçeliler, kronik hastalığa tutulmuş gibi sezon başından beri iki ismi tartışıp, durdular. Bunlardan biri Guiza diğeri de Alex'ti. Golcü (!) Guiza'yı dün Alex'e attığı o mükemmel gol pasına rağmen ayrı tutuyorum. Ama... Söz konusu Avrupa değil de Fortis veya lig maçları olunca Alex'in kalitesinin tartışılmasına anlam veremiyorum. Neden, bu eleştiri? Kendi kendime sorup, durdum hep. Acaba bu tartışmaların sebebi, Alex'in transfer döneminde pazarlık gücünü kırmak için mi, diye? Neyse ki, iç transfer tatlıya bağlandı da, "Alex, F.Bahçe için el freni. Takımı ağırlaştırıyor" gibi yaklaşımların ne kadar boş bir hüküm olduğu dün gece bir kere daha itiraf edildi. Alex hem attığı gol hem de Deivid'e attırdığı gol pası ile kalitesini bir kez daha konuşturdu. Aragones'e gelelim. Devre arasında transferler yapmışın. Özellikle de Abdulkadir diye bir genci afişe etmişin. PAF maçına kadar gidip, seyrederek, ne kadar önem verdiğini göstermişin. Ne olurdu dün bu çocuğa hiç değilse geniş kadroda yer verseydin? İnanın, Zico bunu yapardı, hatta alternatif takım kurma adına daha fazlasını yaptı da. Fakat hayır, Aragones risk almayı sevmiyor. Grupta 3'te 3 yapmış, çeyrek finale çıkmayı garantilemiş olsa da, ilk yarı boyunca kurmak için inanılmaz bir mücadele verdiği iskeleti bozmayı göze alamıyor. Nasıl böyle bir riske girsin ki? Sezon sonunda bu takımda kalıp kalmayacağını bile hâlâ bilmiyor! Kanaatimce F.Bahçe'nin şu an en büyük handikabı da bu! Bunu buradan söylemiş olayım. Eskişehirspor için kısaca "Rıza Çalımbay Hoca iyi takım yapmış" diyeyim. Ama gereksiz görülen bir kırmızı kart ile takım olgusunu bozup, oyun disiplinini kaybedince pozisyonlar veriyor, goller yiyorlar. En büyük zaafları da bu.