Ali Koç, hâlâ F.Bahçe'nin hayalimdeki başkan adayı. "Hâlâ" diyorum çünkü, ondan daha heyecanlı ve fedakârını göremiyorum. Abdullah Kiğılı, Mustafa Taviloğlu ve Şenol Çorlu'nun yıllar önce 1907 F.Bahçeliler Derneği'nde çizdiği övgü dolu o "Ali Koç profili"için açtığım kredi her şeye rağmen devam ediyor. Ancak, Ali Bey duygusallıktan kurtulamadığı için o talihsiz, "Şerefsizler... Hırsızlar!" çıkışına benzer, zamansız söylemleriyle -futbol gibi her türlü spekülasyona açık bir dünyada- sempati kaybına uğruyor. Üzülüyorum. Nitekim, F.Bahçe Yüksek Divanı'ndaki Aragones için sarfettiği, "Teknik direktör seçiminde hata ettik" sözünden dolayı da camiada hak etmediği eleştirilere muhatap oluyor. Tavsiyem şu, gırtlak 40 boğumdur Ali Bey, kırk kere düşünüp, bir kere konuşmak için. Bilmem anlatabildim mi? >> mıhlama Omuzlarım geniştir, her türlü yükü omuzlarım. Luis Aragones (F.Bahçe Teknik Direktörü) >> Stajer Zico'nun boşu yok F.Bahçe'de bazılarının adını "stajer"e çıkardığı Arthur Zico, Özbekistan Ligi'nde 5'te 5 yaptı. Brezilyalı yıldız futbolcu Rivaldo'nun da top koşturduğu Zico yönetimindeki Bunyodkor takımı, Buhara'yı 2-0, Lokomotif'i 3-2, Şurtan'ı 1-0, OTMK'yı 1-0, Dinamo'yu 4-0 yendi. Zico'ya "stajer" diyenlerin kulağı çınlasın! >> Tomas ile Kazım Amaç üzüm yemek mi yoksa Kazım'ı dövmek mi? F.Bahçe'nin yaşlı başlı üyelerden oluşan Yüksek Divanı, F.Bahçe'nin yarınını parlak kılmak adına 2012 yılına kadar ödemesi gereken 123,7 milyon YTL.lik borcu konuşacağına Kazım'ın, Aragones takıntısı sebebiyle Partizan maçında formasını yere atmasını tartıştı, durdu. İşte bu kafa, Tomas'ı da G.Saray'a kaçırmıştı. Yapmayın beyler, dilimizde "Kol kırılır, yen içinde" diye bir söz var. >> Niye sadece Terim? Maaşı için demediğimizi bırakmadığımız Fatih Terim'in ilminden batılılar istifade ediyor. Hoca önce Selanik'te Yunanistan Antrenörler Birliği'nin davetine katıldı. Sonra Frankfurt'ta Avrupa Antrenörler Birliği seminerine. "Kursiyer" değil, "Hocaların hocası" olarak. Yunanlı meslektaşlarına, "Kazanan teknik adamın doğruları"nı anlattı. Ağzı açık dinledi Yunanlılar. Yunan gazeteleri, "Çok şey öğrendik. Bundan böyle Yunan liglerinde Türk teknik adamlar görürseniz, şaşırmayın" diye yazdı. Bunun gururunu yaşarken, 'Fatih Hoca, Türk Milli Takımı'nın hücum ve savunma prensipleri, başlıklı sunumuyla Avrupalı meslektaşlarını mest etti" haberi geldi. Keyfim daha bir katlandı. İşte dışa açılım da, karizmanın marijinal olmaktan toplum adına faydaya dönüşmesi de bu! Peki niye sadece Terim? Attı mı, "Vizyon ve misyon" adına mangalda kül bırakmayanlar neresinde bu çabanın?