Ne maç sonucu, ne Alex, ne de Nobre!.. Hiç ama hiç biri R.Madrid'in "Sanal yıldız", M.City'nin de "Uyumsuz" diye gözden çıkardığı Fransız oyuncu Nicolas Anelka kadar merak edilmedi dün. Evet, Samsunspor - F.Bahçe maçının önüne geçen günün sorusu, "Daum, bu maçta Anelka'yı oynatacak mı, oynatmayacak mı?" idi. Maç başladığında görüldü ki, bildiğimiz eski F.Bahçe 4-4-2 düzeniyle ama Anelka'sız ve savunmadaki iki kilit oyuncusu Luciano ile Servet'ten yoksun olarak sahada yerini almıştı. Samsunspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, hafta boyunca "F.Bahçe'yi eli boş göndereceğiz" diye demeçler vermesine rağmen kalabalık savunma ile oyunu kendi alanında kabullenen kırmızı - beyazlı takım bu söyleminin aksine bir görüntü verdi. Açıkçası, hücum plânlarını kontratak üzerine kuran Samsunspor'un savunma anlayışı "Çanakkale geçilmez" tarzındaydı. Kale önünde etten duvar ördüler. Aslında bu, ligin ilk yarısındaki, Luciano, Servet ve Van Hooijdonk'lu, tempo yükselterek oynayan ve karşısındaki rakibi darmadağın eden takımı hatırladığımızda, F.Bahçe'nin istediği bir oyun düzeniydi. Ama, unuttuğumuz bir şey vardı... F.Bahçe tutuk ve vasat bir tempoda mücadele ediyor ve baskı kuramıyordu. Serhat ve Tuncay ile kanatları olumlu kullanamıyordu. F.Bahçe'nin o klasik etkili oyun anlayışındaki kilit adamları Van Hooijdonk ve oyun sıkıştığı anlarda geriden yaptıkları bindirmelerle skora yardımcı olan Servet ile Luciano'nun yoklukları da açıkça belli oluyordu. Ne Luciano'nun yerinde oynayan genç Önder, ne de Servet'in yerinde görev alan Deniz iyi niyetli mücadelesine rağmen F.Bahçe'nin hücum düşüncesine katkıda bulunabildi. Topsuz çapraz koşularda yıpratıcı olan Nobre de etkisizdi. Hakkını verelim, Samsunspor da başarılı bir takım savunması yaptı. Özellikle orta sahada Adnan ve Kais'in dağıtıcı presi ile Aurelio ve Selçuk kontrol altında tutuyor, Kenan ve Petkov da savunmayı iyi kapatıyor, pozisyon fırsatı vermiyorlardı. F.Bahçe, bu sıkışıklık içinde yakaladığı iki pozisyondan birinde Nobre'nin kafa vuruşu ile üst direği nişanladı, diğerinde de Tuncay ile Kenan'a takılınca, gözler kulübedeki kurtarıcıya çevrildi. "Anelka girecek ve F.Bahçe kazanacak!" Beklenti, büyük ve umut doluydu. Nitekim 59. dakikada Selçuk çıktı, Anelka girdi. Bir anda oyuna hareket geldi. Fransız oyuncu, ince çalımları ve başarılı oyunu ile göz doldurdu. Ama, skoru değiştiren adam yine duran topların ustası Alex'ti. Nefis bir gol daha atarak hem klasını konuşturdu hem de Anelka'ya "Hoşgeldin" dedi. Ama, Samsunspor bu gole cevabını iki dakika içinde Adnan ile verdi. Sonuçta, F.Bahçe, iki puan kaybettiği haftada hem Servet ile Luciano'nun önemini kavradı, hem de Anelka'yı transfer ederek ne kadar doğru bir iş yaptıklarını gözlemledi.