O malum soruyu bir de biz sormuş olalım: Bir teknik adamın, bir takımın başarısındaki etkisi yüzde kaçtır, sizce? Ya da, sistemin; oyunu sonuca dönüştürmekte etkisi nedir? Sistem 4-4-2, 4-5-1, 4-2-3-1 olmuş, fark eder mi, futbolcu giydiği formanın hakkını veremiyorsa? Teknik adam, elindeki mevcut kadroya kafasındaki futbol olgusunu gerektiği gibi anlatamıyorsa ya da futbolcu topluluğu onu anlamak istemiyorsa! Şaşıyorum Luis Aragones'in teknik adamlığına laf edenlere! Aragones'e, Türkiye'de "yaşlı" diyenlere sorarım, İspanya'yı Avrupa Şampiyonu yaparken genç miydi, Dede? Ya da orada hocaydı da, F.Bahçe'ye gelince Guus Hiddink, Tomislav İviç, Pall Csernai, Joachim Löw gibi teknik adamlığı mı unuttu? Hocaların hocaları Sorarım size, "tecrübe" çarşı pazardan alınır mı? Hava ile kazanılır mı? Futbolda dün olmasa da kanaatimce "tecrübe" bir ömre sığmayan anıların bileşkesi değil midir? Birçok genç teknik adamın, "İçinden çıkılmaz bir durum" diye değerlendirdiği bunalımlı dönemleri kolaylaştıracak Feldkamp tarzı tecrübeli teknik adam sayımız o kadar az ki! Ama 75'lik Aragones'in hâlâ takım çalıştırdığı ülkemizde, yakasına küsüp köşesine çekilmiş, aslında vefa borçlu olduğumuz Özkan Sümer, Metin Türel, Hamdi Serpil Tüzün, Tamer Güney, Fethi Demircan, Adnan Dinçer'i hatırlayanınız var mı? "Hocaların hocası" denilen bu teknik adamlar, şimdi nerede ne yapıyorlar, bileniniz var mı? Mehmet Özdilek'in şansı Antalyaspor ile Mehmet Özdilek birbirleri için büyük bir şanstır. Antalyaspor, ağırbaşlı, sakin, oyuncularıyla uyumlu beyefendi bir teknik adama kavuştu! Hocanın olaylı İsviçre maçındaki hali, sütten ağzı yananın, yoğurdu üfleyerek yemesi gibi bir daha asla yaşanmayacak acı tecrübedir. Nitekim o olgunluk içinde "Şifo"nun oyuncularıyla kurduğu ağabey - kardeş ilişkisi sayesinde Antalyaspor kendi içinde bütünleşmiş. Takımın bütün üyeleri genel anlamda her maçı, "final" bellemiş. Bu dayanışma sayesinde 8 hatada sadece 2 puan toplayan Antalyaspor, Mehmet Hoca'dan sonra 12 maçta 20 puan kazanmıştır. Şimdi, bu başarının, Bülent Korkmaz - K.Erciyes birlikteğindeki saman alevi gibi kısa vadeli olmak yerine, Bülent Uygun - Sivasspor gerçeğindeki gibi sembolleşebilmesi için Özdilek- Antalyaspor beraberliği uzun yıllara yayılmalıdır. Sepp'ten Bodrum projeleri Türkiye'ye sevdası, futbol literatürüne, "3-5-2 sisteminin babası" olarak adını veren ve Türk futbolunu olduğu gibi Danimarka futbolunu da sıfır noktasında alıp Avrupa futbolunun zirvesine çıkma yolunu açan Sepp Piontek'i Bodrum'a çekti. Alman teknik adam şu günlerde, "Çok seviyoruz" dediği Bodrum'da bir ev aldı, ailesiyle birlikte yerleşti ve bütün kışı Ege'de geçiriyor. Öyle de mutlular ki!.. Bodrum'dan, UEFA ve FIFA'ya teknik projeler üretiyor. Sağlam uyandı! Sağ olsun Bülent Uygun uyuyan Türk teknik adamları uyandırdı. Nihayet Ertuğrul Sağlam da, ''Anadolu'dan şampiyon çıkacağına inanmaya başladım" dedi. Eee hocam, biraz geç değil mi?