Aydınlar'ı istemezük!

A -
A +

Şu işe bakın, 7 ay hak, hukuk, şeffaklık ve adalet için "Travmayı minimum hasarla atlatalım" diye gecesini gündüze katıp, iyi niyetle sorun çözmeye çalışan Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, "korkaklık ve iş bilmezlikle" suçlanıp, "gitsin" deniyor. Bu büyük haksızlık! Beyler, niye gitsin Aydınlar? Böyle bir davada karar vermek o kadar kolay mı? Kolaysa, 4 Temmuz sabahı niye, "Bu işi çözerim" demedi hiç kimse? Ne acı ki; o gün sus-pus olanlar 7 ay sonra beyaz atlı prense bürünüyorsa, buna kim inanır? Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin... Diyelim, size, çok kıymetli bir tarla emanet edildi fakat "tertemiz" bildiğiniz toprak için daha ilk gün, "Dikkat, tarlaya zehirli bir tohum ekildi, fidesi de, ağacı da, meyvesi de zehirli!" diye bir iddia ortaya atılır. Siz, "Bu kıymetli toprağı kim, niçin ve nasıl kirletir?" diye düşünürken, suç isnat edilenler, "Hayır, masumuz!" diye haykırmaya başlar! Böyle bir durumda Aydınlar'ın yerinde siz olsanız ne yapardınız? Ali kıran baş kesen olup, 1.5 milyar dolarlık tarlada ne var ne yok, hepsini çer-çöpe mi dönüştürürsünüz, sanmıyorum. Yoksa akıl yolunu tutup, "Burası bir hukuk devletidir" der, konuyu, "Kanun, hak, hukuk, adelet" ölçeğinde en doğru çözüme kavuşturmayı mı tercih edersiniz? Sizi bilmem ama Aydınlar ikinci yolu seçti, doğruyu da yaptı. Varsın birileri Federasyon Başkanı'nı "korkaklıkla" suçlansın, zaman kimin doğru kimin yanlış yaptığını nasılsa gösterir. MIHLAMA Hangi dili kullanırsan kullan, bildiğinden daha fazlasını anlatamazsın. (Emerson) O kupa sizinse alırsınız! Trabzonsporlular her gün soruyor, "Federasyon kupamızı ne zaman verecek?" Nereden bileyim, TFF'yi ben yönetmiyorum ki... Hayır, "Sen bilirsin... " Daralıyorum, "Daha disiplin soruşturması tamamlanmamış, bu acelecilik niye?" Hayır! "Falanca gazete, televizyon, şu yorumcu, bu yazar, 'F.Bahçe küme düşürülmeli' diyor, onlar yalan mı söylüyor, Aydınlar kimi koruyor?" Tırnaklarımı yiyorum... İnsaf be kardeşim! Haberin önüne geçme sevdasıyla spor medyasının insanları sürüklediği şu travmatik beklentiye bakın! "Beyler, biraz objektif olalım... Hukukun üstünlüğüne inanalım. Soruşturmanın sonunu bekleyelim. Sonunda kupayı kim hak etmişse ona zaten verirler!" Anlatmam boşuna, dinleyen kim? "Kupamızı isteriz!" beklentisi nakarata dönüşüyor. Hadi, çık işin içinden çıkabilirsen. Fener'i atomize etmek Şaşırıyorum! Nasıl olur da asrın davasında bilmem kaç bin sayfalık iddianame başka parametreleri yokmuş da sadece F.Bahçe ve Aziz Yıldırım üstüne atomize edilir? Şu veya bu şekilde 8 takımın adının anıldığı ve 63 kişinin sorgulandığı bir dava için en çok neden F.Bahçeliler'in sesi çıkar? Doğrusu, anlamakta güçlük çekiyorum. Söyleyin bunca tepki, 58. maddenin "küme düşme" hükmünden F.Bahçe'yi ya da başkan Aziz Yıldırım'ı kurtarmak için olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Çünkü F.Bahçe Avukatı Emin Özkurt diyor ki, "Biz ceza, disiplin hukuku ve UEFA açısından asla farklı bir muamele görmek istemiyoruz, biz şeffaf ve adil yargılama altında F.Bahçe'yi yargısız infaza tabi tutanların yanlışları ortaya çıksın istiyoruz!" İş bu kadar basit! İşte tam bu noktada üstünde en çok düşünülmesi gereken soru da şu; "F.Bahçe'yi bu duruma kim düşürdü?" Erzik'i hiç tanımamışınız! Birileri, aklınca Şenes Erzik'i TFF Başkanlığı'na ısıtıyor. Kıs kıs gülüyorum bu aklı evvellere... Bunlar ya Erzik'i hiç tanımadılar ya da Şenes Beyle bu konuları hiç konuşmadılar. Eğer, bir cümle konuşmuş olsalardı böyle beyhude bir çabaya kalkışmazlardı. Çünkü Erzik, TFF Başkanlığı defterini Ali Şen'in yıllar önce naklen yayın kaosunu ateşlediği gün kapadı. Kaldı ki, o kaos ova ise bugünkü şike davası koca bir dağ... Ayrıca Erzik, UEFA ve FIFA'daki görevleri sürerken arı kovanının içine elini sokar mı, hiç?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.