Aziz Başkanı da yaktı

A -
A +

F.Bahçe'nin kupa hasreti Aragones'in anlam veremediğim saçmalıkları sayesinde 27. yıla devretti. Oysa Beşiktaş finali hem İsanyol teknik adamın hem de Başkan Aziz Yıldırım'ın kongre öncesindeki son şansıydı. Fakat ilginçtir, "Beşiktaş'ı 2 kere yendim, bu bana yeter" havasında bir kurgu ve oyuncu tercihiyle F.Bahçe'yi sahaya süren Aragones, bu şansını hiç kullanmadı, fiilen harakiri yaptı. Volkan Demirel kulübede otururken, Volkan Babacan'la maça başlamak ve yenilen 4 gole rağmen son ana kadar ona sabrederek hangi akla hizmetti bilmiyorum. Ayrıca Semih değişikliğinde Uğur Boral'ı kenara alarak, sol kanatı boşaltmak hezimete zemin hazırlamaktan başka ne işe yarardı ki? Aragones iflas etti. Bu saatten sonra Belçika Futbol Federasyonu milli takımını ona teslim eder mi, bilmem. Ama bildiğim bir şey var ki, kendini yakan adamı, Aziz Yıldırım asla affetmez. Sakat futbolcular! Sezona 30'a yakın oyuncuyla başlayan bir kulübün sezon ortasında 20'ye yakın sakat vermesi nasıl izah edilir? Yaşanan bu sakatlıklarda hiç yönetici kusuru yok mu? Mesela G.Saray Başkanı Adnan Polat, Skibbe'ye, kulüp doktoruna, hatta futbolcularına, "Bu sakatlıkların sebebi ne?" diye bir kere sormuş mudur? Hiç, "Ben de suçluyum" demiş midir? Başarılı kurumlarda, bırakın değeri milyon dolarlarla ölçülen oyuncuları, sıradan işçisinin iş kazaları bile önemsenir. İşte örnek. Yıl 2003... Adapazarı'ndaki Toyota fabrikasında bir işçi, çıktığı direkten düşer, yaralanır. Avrupa Toyota'nın Başkanı Dr. Shuhei Toyoda haberi alır almaz, jetine atladığı gibi kaza riskini yerinde görmek için Türkiye'ye gelir. İşçinin düştüğü o direğe bizzat tırmanır. Bakar ki, bir risk söz konusu değil, kaza, işçinin emniyet kemerini takmamasından kaynaklanmıştır. Gerçek anlaşıldı, deyip gitmez. Doğruca işçiye geçmiş olsuna gider. Yetkililere, "Bu yatakta ben yatıyormuşum gibi bakacaksınız ona. İyileşecek işinin başına dönecek ama emniyet kemeri olmadan o direğe bir daha tırmanmayacak" talimatını verir. Türkiye'de kaç kulüp başkanı Dr. Toyoda'nın hassasiyetini gösterebilmiştir? Linderoth iki yıldır sakat, G.Saray kulübü ise tıkır tıkır parasını ödüyor. Ama, futbolcu hâlâ oynayabilecek duruma gelmiş değil. Bunun hesabını kim verecek? Doğrusu ne Sağlam? Hani, "Adam gibi adam" dediğim Ertuğrul Sağlam beni şaşırtmaya devam ediyor. Hoca geçen hafta LigTV'de "2'ye 1" programına katıldı ve dedi ki, "Beşiktas bana sabretmedi." Allah için, doğru! Peki ayrılma nedeni neydi? Açıklamadı. Nasıl diyecekti ki, "Futbolcularla iletişimim zayıfladı, bana saygıları azaldı, başkanın da güveni sarsıldı, işin havası kaçtı" diye? Nitekim aynı demecinde, "Beşiktaş'tan kovmadılar, ben ayrıldım" diyor. İşte burada duralım. Affedersin hocam, bu iki zıt görüşten hangisine inanalım? Sana sabredilmediği için mi, kendi isteğinle mi ayrıldın? Aman dikkat Hocam! İnsanlar unutmuyor. Bursaspor'la anlaşttığın gün bir okuyucum, senin için yazdığım "Adam gibi adam" yazısının altına "Bu sezon takım çalıştırmayacağım" demecini ekleyerek, ne yazıp yollamış biliyor musun? "Adam gibi adam prensip sahibi olmaz mı?" Aman Hocam, Bursaspor'da çok başarılısın. Tavsiyem, geriye dönüp de züğürt tüccar gibi eski defterleri karıştırma, bugünü kazanmaya devam et, lütfen Şener Başkan'a not Nuri Albayrak döneminde Trabzonspor'a kariyerli teknik adam getirmenin ne denli zor olduğunu geçen hafta "Ne Gerets ne de Van Gaal" başlıklı makelede yazmıştım. Bu yazının üstüne Sadri Şener başkan bir açıklama yaptı ve dedi ki, "İyi hocayı Çin'de bile bulsam, gider alır getiririm." Bir an düşündüm, dünyada iyi teknik direktör kalmadı mı diye! Hayır, bu mümkün değil. Kaliteli teknik adam çok ama onları Trabzonspor'a getirme imkânı yok. Hem ekonomik, hem coğrafi, hem de Trabzon'a gelen teknik adamların memnuniyetsizliği bakımından. İyisi mi Trabzonspor'u Trabzonlular'dan daha iyi tanıyan bir ekibe teslim etmek. Eh, Şenol Güneş'e sıcak bakılmadığına göre Ünal Karaman, Hami Mandıralı ve Abdullah Ercan üçlüsüne sımsıkı sarılmak! Ahmet Özen'in suyu mu çıktı diye sormayın. Ahmet Hoca çok radikal işler yapıyor. Song'u bile kadroya almıyor. Ama Trabzon yönetimi takımın başına hâlâ fellik fellik teknik adam arıyor. Sebep Ahmet Hoca Trabzonspor'un ağırlığını taşıyamadığı için mi? mıhlama Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için verilmiş bir saat vardır. İş, o saati kaçırmamaktır. (Beaumont İle Fletcher)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.