Kör gözüm parmağına!.. Hani nerede? "Bu kupanın favorisi" denilen Terry, Beckham, Lampard, Gerrard ve Oven'lı yıldızlarla donanmış İngiltere? Nerede, Arap şeyhi kılığına giren İngiliz gazetecinin "Gel seni transfer edeyim" diye kandırdığı Goran Eriksson'un "gösteri ekibi"? Futbolun ana vatanından gelen ve "40 yıllık düşü gerçekleştirecek" denilen "şov takımı", o güven vermeyen futbollarıyla az daha İngiliz fanatikleri çıldırtacaktı. Fakat, Gamarra yetişti imdatlarına... Böyle günlerde büyüklerin şansı da büyük oluyor. Ortada pozisyon yok, bir ölü topta Beckham'ın frikiği tabelayı değiştiriyor; Paraguaylı savunma oyuncusu Gamarra ters bir kafa vuruşuyla topu kendi kalesine gönderiyor; "Biz yiyemedik, buyrun siz yeyin!" Ben "şans" diye buna derim. O an Paraguaylılar yıkıldı. Kaleci Villar sakatlanıp çıktı!.. Fakat İngilizler hâlâ gergindi!.. Bu gerginlik maç boyunca sürdü, kendilerini daha ilk günden B Grubunu'nda şoka girecekmiş gibi hissettiler. Buna rağmen 3 puanı kaptılar! Bravo!.. Paraguay, sert ve dinamik bir takım ama omurgasız, orta sahası yok. En etkili oyuncuları Valdez! Onun da topla buluştuğu pozisyonlar sınırlı... Bizim Kayserispor'un transfer ettiği Delio Toledo ise iyi bir görev adamı, eğer ondan istenen savunma ise bizim ligde de, İnter Toto'da da iş yapar! Paraguay B Grubu'ndan zor çıkar... Çünkü, Trinidad Tabago ve İsveç, Paraguay'dan çok daha iyiler... Özellikle de İsveç müthiş oynuyorlar... Müthiş baskı kuruyorlar ama son vuruşlarda gol şansları yok! Nitekim dün gece bu yüzden gol atmayı başaramadılar ama nefes kestiler. Kanaatim o ki; B Grubu'nda üst tura çıkışta, takımların performansı kadar şans faktörü de etkili olacak.