Beşiktaş'ın tek kusuru

A -
A +
Önce bir tespitle başlayayım yoruma... Mersin İdman Yurdu adına Sinan Kaloğlu'nun golünde top çizgiyi geçti mi, geçmedi mi? Kanaatim o ki, Mete Kalkavan'ın kararı yerinde, çok az da olsa topun çizgi ile teması söz konusu.  
Diğer bir tartışma; Slaven Bilic'in başlangıç on birinde Tolgay Arslan niye yoktu?
Bir an için Bilic'le empati yapın ve söyleyin dün kimi keser de Tolgay'la başlardınız maça?
Belki 'Oğuzhan' diyeceksiniz ama bu çocuğa haksızlık olur! 
Tamam, Oğuzhan mevcut sistemde kimlik bunalımı yaşıyor. Veli ile ön libero konumunda oynamaktan hoşnut değil. Hatta takımda iğreti duruyor. 
Peki, Bilic niye vazgeçmiyor?
Oğuzhan öyle bir kaliteye sahip ki, rezerv kadrodakilerden daha faydalı; anlık pas trafiği ile Sosa ve Olcay'ı beklenmedik anda pozisyona sokabiliyor, nasıl vazgeçsin Bilic? 
Peki, bu kadar pozisyon verilir mi?
Diyeceğim şu artık Beşiktaş'ın sistemi oturdu; format tıkır tıkır işliyor. Kazanan daima haklıdır. 
Serdar ile Gökhan'ın sağ kanattaki uyumu muhteşem ama solda Motta bir facia.  
Sistemin kilit alanı; Gökhan Töre, Sosa ve Olcay'ın yer aldığı bölge. Bu hünerli üçlü hücumda çok iyi ama takım savunmasında yok. En büyük zaaf bu. 
Bu üç oyuncu hücumda, doğru koşuları yapıp, gol yolunu açtığında veya Demba Ba'yı doğru zamanda topla buluşturduğunda Beşiktaş'ın seyrine doyum olmuyor. Nitekim Olcay'ın golü de, Demba Ba'nın o klas golü de, bu yapının ürünü. 
Bir şey daha... Eğer dün Demba Ba gününde olsaydı, en az iki gol daha atardı fakat bitkin. 
Diğer tarafta Mersin İdman Yurdu iyi mücadele etti, uzun toplarla Beşiktaş'ın kalesinde tehlikeli oldu, kaleci Tolga'nın müthiş kurtarışlarına rağmen gol de buldu ama sınırlı kadrosu ile ancak bu kadarını başarabildi. 

MAÇIN ADAMI
Olcay Şahan

KIRILMA ANI
Demba Ba'nın golü

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.