Aman dikkat! Bu Hırvatlar hafife almaya gelmez! Prenalar gibi aç ve saldırganlar. Çita kadar hızlı ve çabuklar. Aslan kadar da vahşiler. Teknik direktörleri Slaven Bilic genç ama Fatih Hoca kadar hırslı biri. Kurduğu takım ayağa iyi top yapıyor, arzulu oynuyor. Orta saha üstünlüğünü kabul ettirdiğinde ise soldan Pranjic ile çok etkili geliyorlar. Hele savunmayı az adamla yakaladığında Rakitic - Petric ile çok tehlikeli oluyorlar. Avusturya, Almanya ve Polonya'yı böyle yenip EURO2008'de grubu lider tamamladılar. Takımın beyni Modric. Diğer önemli silahları; Srna, Kranjcar, Kovac ve Olic! Özetle Hırvatlar kobra gibi zehirli. Ancak unutmamalı ki, her zehirin bir panzehiri vardır, o da Fatih Terim ve Ay - yıldızlı ekibinin elindedir. Eğer milliler, Çek maçının son 15 dakikasındaki o yüksek tempolu ve baskılı oyunu yarın tekrarlayabilirse, Hırvatlar'ı kanatlardan çökertip eleyebieceğini, bugün buradan açıklayalım. >> Çürük elma kim, açıkla başkan! İddia: "Medyacı kılığında paralı tetikçiler var!" İddia sahibi hafife alınacak gibi değil, Federasyon Başkanı Hasan Doğan. Bir hafta bekledim! Sayın Doğan'a biri, "Kim bunlar?" sorusunu yöneltir mi diye. Maalesef! Sevgili Cemal Ersen dışında kimse sormadı, soramadı! Belki TSYD Doğan'dan açıklama ister diye umutla bekledim. Fakat ne gezer! Öğrendim ki Esat başkanımız TSYD adına Pekin'e gidip gelmiş, AIPS kongresi için... İyi seyehatler olsun; gezin dolaşın ama lütfen, temsilin sadece seyahet bölümünde kalmayın beyler! Bu mesleği, "Kalemini kır ama satma" hassayeti içinde fedakarca icra eden spor yazarlarının haysiyetini de düşünün. >> Skibbe, Davala ve Güler Bizim Ercan Yıldız sormuş. Michael Skibbe de açık yüreklilikle, "Kariyerimde hiç kupam yok. Ama G.Saray'a kupalar kazanmaya geldim" diye cevaplamış. Şimdi futbolun adaletini düşünün. Bir tarafta bir kupası dahi olmayan Skibbe, diğer tarafta G.Saray'a en sıkıntılı döneminde şampiyonluk hediye eden yardımcısı Cevat Güler Hoca... Tablo biraz gabirinize gitti değil mi? Gitmesin çünkü futbol bir takım oyunudur. Bir takımın gücü de, o ekibi oluşturan elemanların kalitesiyle ölçülür. G.Saray öyle şanslı ki, Skibbe'nin yardımcılarından biri, üç lisan konuşan Ümit Davala... Diğeri, saygın, tecrübeli ve başarılı bir akademisyen olan Cevat Güler! >> "F" ve "T"siz EURO2008 teknik, taktik ve genç yıldızlarıyla futbolseverlere çok yeni mesajlar vermiş olabilir. Ama benim için en çarpıcı yanı şu; Türk ulusu olarak, ne başarıyı ne başarılı olanı hazmedebiliyor, ne de başarının keyfini çıkarabiliyoruz. Elimizden gelse Avrupa'da destanlaşan Fatih Terim ve ekibine yağmurlu havada bir damla su vermeyeceğiz. En iyisi artık Fatih'in "F"sini, "T"sini hiç yazmamak! >> Zico ayıp etti Yanılmışım! Diplomat sandığım, adam gibi adam dediğim, teknik adamlığına, parlak futbol geçmişinden dolayı hep saygıyla baktığım Zico beni ve benim gibi düşünen milyonlarca futbolseveri hayal kırıklığına uğrattı. Nasıl mı, anlatayım. Bu satırların yazarı, sezon içindeki basın toplantılarında Brezilyalı teknik adama, "Başkan işinize karışıyor mu, karışıyorsa rahatsızlık duyuyor musunuz?" diye defalarca sordu. Her defasında Zico'nun cevabı, "Başkanımız futbolu iyi bilen biri. Fikirlerini söylüyor olmasından hiç rahatsızlık duymadım. Aksine faydalandım" oldu. Ama F.Bahçe ile yolları ayrılınca aynı Zico bu defa, "F.Bahçe'de işime karışılıyordu. Transfer ettiğim oyuncular için işitmediğim söz kalmadı" gibi sarı - lacivertli camiayı uluslararası alanda küçük düşüren sözler sarfetti, tek cümleyle, ayıp etti Zico!