Tur yerine sis ve duman! Oysa baskı kuran, tempo yapan, erken golü ve pozisyonu bulan Beşiktaş...
Ramon Motta!"Al sana tur; şimdi istediğin hayali kur... Hayatın rengi artık siyah-beyaz... Gecenin kahramanı Ramon Motta!" derken; Pedro'ya yenik düştük..
Kahroldum; böyle de tur kaybedilmez ki... İki maçta da sen 1-0 öne geç ama avantajını koruyama... Avucunda tuttuğun "tur" adlı kuşu; sık ve hayallerini imha et!
Böyle de zavallılık olur mu, söz konusu Beşiktaş olunca oluyor?
Maalesef Beşiktaş, dağı aşıyor, derede boğuluyor. Heyhat; nerede vizyon, tecrübe ve beceri...
***
Oysa; o ilk 45 dakikada havası çekilen cam fanusun içindeki nesne gibi sıkışan Beşiktaş, ikinci yarıya Ramon Motta'nın kaleci Ryan'ı armut gibi düşüren muhteşem sol dış vuruşunda gol ile başlamış. Morallenmiş.
Ardından Mustafa Pektemek ile pozisyon da bulmuş.
Ne olur be Mustafa at o golü de; hem kendini kurtar, hem takımını, hem de Bilic'in Erciyes maçındaki çift forvetli sistemini. Ama nafile...
Sinirden tırnaklarımı yiyorum...
Bu arada da söyleniyorum:
Club Brugge aman ne yaman, diye... Neden?
Taktik aynı taktik...
Geriye yaslan ve bekle Beşiktaş'ı... Nasıl olsa açık verir, diye...
Beşiktaş baskı kurarken Brugge'den iki uzun top, iki şut ile Tolga'nın koruduğu kaleyi topa tut... Bütün plan bu...
Turnusol kağıdı gibi ilk maçın kopyası.
Fakat; ne Slaven Bilic farkında bunun ne de Beşiktaş savunması ve kalesi.
Pedro Franko, De Sutter'i kaçırıyor... Kaleci Tolga da yerini terk ediyor. Hata üstüne hata affeder mi, elin adamı... Etmediler, etmedikleri gibi Mbombo ile boş kaleyi topa tuttular, bu da bize ders olsun...
MAÇIN ADAMI: Tom De Sutter
KIRILMA ANI: Pedro'nun De Sutter'i kaçırması