Şampiyonun adını "Seba sezonu Beşiktaş'ın" diye çoktan koydum ama "Üç bilinmeyenli denklem" hâlâ devam ediyor. Ne güzel!
Süper Lig, Süper Lig olalı böyle amansız takibe sahne olmadı. Nasıl şey bu? Şu olgunluğa bakın sevinen: Cumartesi Fenerbahçe, Pazar Beşiktaş ve Pazartesi Galatasaray... Zirvede kopma yok, son ana kadar da olmayacak gibi.
Şampiyonluk mu, ben adını çoktan "Seba sezonu Beşiktaş'ın" diye koydum ama rekabette "Üç bilinmeyenli denklem" hâlâ devam ediyor. Ne güzel!
Pardon, bu ligin tek kusuru var, o da; ezberin bozulmuyor olması. Ne olurdu; şu üç büyük arasına birkaç takım daha girse ve şampiyonluk yarışı; 5-6 takım arasında dönse de, beklenti yükselse, bu ligin kalitesi ve seyir zevki artsaydı, fena mı olurdu?
Evet, Akhisar-Galatasaray maçında Burak Yılmaz resitali izledik; fırsatçılık, ustalık ve zamanlama mükemmel, delikanlıda. Arada kaçırsa da o benim için tartışmasız büyük golcü.
Yeter ki, formunda olsun. Hele bir de karşısında Orhan Taşdelen gibi koz helva bulursa, hatayı affetmez, leblebi gibi sıralar, golünü. Nitekim dün de öyle oldu. Maçın adını; 12 dakikada özetledi; "Bir Burak Yılmaz filmi" diye.
Yasin'in hazırladığı pozisyonda Sneijder'in şutunu kaleci Oğuz, ilk hamlede kontrol edemeyince Burak'a gün doğdu, mükemmel bir takiple pozisyonu tamamladı ve Galatasaray'ı rahatlattı.
"Rahatlattı", diyorum çünkü o ana kadar Akhisar, Galatasaray kalesinde iki kez nabız yokladı. Eğer Güray'ın vuruşunu Muslera kontrol edememiş olsa, baklava tadındaki maç inanın kaynana lokumuna dönebilirdi. Sonuçta, büyükler büyüktür; siz kabul etmek istemeseniz de o size büyüklüğünü kabul ettirir.
Özet...
Asıl söylemek istediğim şey dünkü 12 dakikalık futbol ile Akhisar'ı yenen Galatasaray, Beşiktaş derbisinde çok zorlanacağıdır. Bunu bugünden yazayım.
Çünkü Yasin, Sneijder ve Burak'ın öne çıkardığı Galatasaray sadece futbolun ofansif yönünü oynuyor onu da belli bir bölüm olarak oynuyor. Oysa Beşiktaş, daha kontrollü, dengeli ve sonuna kadar maçı bırakmayan dirençli bir takım.
MAÇIN ADAMI
Burak Yılmaz
KIRILMA ANI
Carlos'un maça Orhan Taşdelen ile başlaması.