Bir cisim ki sorma!

A -
A +

Aman ki, aman! Keyfimize acı katmaya bayılıyoruz. G.Antepspor - Bursaspor maçında yaşanan şu basiretsizliğe bakın! Dakika, 59... Ali Tandoğan'ın bir ölü top organizasyonunda Ömer Erdoğan yükseliyor kafayı vurup, golünü atıyor! Sonrasında tribünde bir erken ve lüzumsuz tartışma, "Golde faul var mı, yok mu?" Yahu, faul olsa ne olur, olmasa ne olur? Hayat, Monalisa tablosu gibi yarısı sabır ise yarısı şükür değil mi? İyi ve kötü, doğru ve yanlış iç içe değil mi? Ayrıca bırakın, haklıyı haksızı, zaman tayin etsin! Hayır!.. Bu duruma, tribünden bir itiraz yükseliyor. O da ne, o tribündeki kendini bilmezin biri, sahaya bir cisim atıyor! Şimdi, olacak iş mi bu, maalesef burası Türkiye, oluyor! Hem de en garabeti, oluyor! O atılan cisimle yardımcı hakem Muharrem Yılmaz'ın başı yarılıyor! Allah aşkına bu ne kalitesizliktir? Böyle bir görüntüyü dünyaya seyrettirmeye hakkı var mı, bu insanın? Orta hakem Deniz Çoban, arkadaşına "geçmiş olsun" bile diyemeden yardımcılarını alıp, hakem odasının yolunu tutuyor. G.Antepspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, "Dur, nereye? Bizim emeğimize ne olacak?" diye ne kadar feryat etse de, Çoban ve arkadaşları arkalarına bakmadan sahayı terk ediyor! Niçin bu acele, talimat öyle diyor! Talimat bir şey daha diyor, "Hakem soyunma odasına gitti mi, bir daha sahaya dönemez!" Sağolusun (!) dönmüyorlar da hakemlerimiz! Şimdi, ne olacak? Kararı Federasyon verecek! Peki, nasıl verecek, uzağa gitmeye gerek yok! Önceki sezon olaylı Diyarbakırspor maçında olduğu gibi yine Bursaspor hükmen galip sayılacak. Peki yazık değil mi, G.Antepspor'a? Yazık değil mi koca şehrin emetlerine, ümitlerine? Ayrıca o taşı atan kim? Gerçekten G.Antepsporlu mu? Yoksa Bursasporlu değilse bir üçüncü takımın art niyetli bir taraftarı mı? Her üçü de değilse, kim ve amacı ne? Yoksa amaçsız delinin biri mi? Öyle ise G.Antepspor'u masada mahkum etmek ne kadar adaletli olur? Ah, "idare" ah! Yönetim bir sanattır, hakemlik ise o sanatların en ağırı! Şimdi, Federasyonun yerinde ol da hakemlik yap, yani ayıkla pirincin taşını tabii ayıklayabilirsen! Ne demişler, bir deli kuyuya taş akar kırk akıllı çıkaramaz! Dilerim o kırk akıllı, sinerjilerini böyle taşları çıkarmaya değil de geçen hafta dillendirdiğim Sporda Şiddet Yasası'nı bir an önce çıkarmak için yoğunlaştırır da, bu ülke Kafkas'ın dediği gibi "Çifte standaların bezdirdiği insanlar topluluğuna" dönmez!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.