F.Bahçe'yi şen kılan derbi gecesinden öne çıkan Alex imzalı iki, Güiza ve bir de G.Saray adına Hakan Balta ile renklenen toplam 4 gol vardı! Gerisini ne sen sor ne de ben söyleyeyim! Sezonun oyunu, son yıllarda seyrettiğim en ürkütücü ve en sıkıntılı derbiydi! *** Korku filmi gibi... Kadıköy'den Saracoğlu'na yürüyemedim. Stada çıkan tüm yollar insan seli olmuştu saatler öncesinden. Avının peşine düşen canavar gibi ilerliyordu kalabalık. İlk defa ürktüm futbolun bu yarı sarhoş halinden! Allahım, bu nasıl bir sevdadır ki; aşkı için dağları delen Ferhat'ın mecnunluğunda milyonları kendine böylesine tutsak edebiliyor? Sevenlerin yüreklerindeki sevgiyi, ceplerindeki parayı, biricik ailesinden esirgediği zamanı alıyor da karşılığında ne veriyor? Sevgi mi, saygı mı yoksa dostluk mu? İnanın; ''Endüstriyel futbol'' diye diye farkında olmadan bir canavar üretiyoruz, top yekûn, yazık! Bu nasıl dostluk? Sahi nerede kaldı centilmenlik? *** Stada giriyoruz, iki takımımızın futbolcuları daha maç başlamadan kavgaya tutuşuyor! Futbol mu, Sumo güreşiyle karışık itiş-kakış... Daha ilk dakikada Baros sakatlandı, rekabette denge bozuldu. Nonda Cimbom'a ilaç olamadı. Keita'nın ilkokul çocukları gibi, ''Verin topumu ben oynamıyorum'' mızıkçılığındaki hafifliğine Rijkaard seyirci kaldı. Keita'yı da yaktı, G.Saray'ı da. Ayrıca Semih ve Güzia'yı yedek soyunduran Daum'un korkaklığından bile faydalanamadı. Kısaca, Alman'ın fendi, Hollandalıyı yendi. *** Buna karşılık Kazım ve Alex harika oynadılar. Özellikle ilk golde Kazım'ın başlaştığı, Vederson'la devam eden ve Alex ile gol olan o mükemmel organizasyon şapka çıkarılacak güzellikteydi. Sonuçta, 10 yıldır Kadıköy'ü korku tüneli gibi gören G.Saray değişen teknik kadroya rağmen bir kez daha Saracoğlu kâbusundan kurtulamadı.