Bir dip muhabbeti!

A -
A +

Takımlar da insanlar gibidir; ruhu, heyecanı, coşkusu, hayali, tutkusu ve hedefleri vardır. Nasıl ki, insan doğar, büyür, gelişir ve olgunlaşırsa takımlar da o süreçten geçer. Malum; Abdullah Avcı'nın yapılandırılmaya çalıştığı A Milli Takım, Dünya Kupası yolunda dibe vurdu ya; o bildik "Yandık... bittik... kül olduk!" muhabbeti hortladı hemen. Hiddink değil de bu defa söylem, "Avcı gitsin"'di. Çözüm mü, şimdi bu? Ayrıca dibe vurmak, yeniden yükseliş için bir fırsattır, tabii o refleksi gösterilebilene. Fakat bizde işler günlük olduğu için gerçek çözümü ne tartışabiliyor ne de adam gibi bir projeyi olgunlaştırabiliyoruz. İsimler değişse de havanda su döven tarz hiç değişmiyor. Yazık! Öcal Uluç ağabeyim, TFF'nin raflarında küllenmeye yüz tutmuş, alt yapı projelerinden söz ediyor. Doğrudur, bu konuda, Piontek'ten, Terim'e, Gündüz Tekin Onay'dan Yılmaz Yücetürk'e onlarca proje mevcut. En sonuncusu da Terim'in uygulanamayan projesi. "Bin Altın Çocuk Projesi" ile yıldızlaşmış olan Terim'i biraz anlatalım. ...Ki, Rüştü, Alpay, Abdullah, Ogün, Okan, Emre Aşık, Hakan Şükür, Tolunay ve Hakan Ünsal gibi yetenekleri o kazandırmıştır, bu ülkeye. O nesil sayesinde 10 yıllık bir altın dönem yaşandı. Milliler, 46 yıl sonra 1996 Avrupa Şampiyonası'na gidebildi, 2000'de çeyrek final oynadı. G.Saray, o omurga ile 4 yıl üst üste lig şampiyonlukları kazandı, UEFA ve Süper Kupa'yı kaldırdı. Sonra mı? Ahh!.. "Alt yapı"yı "masal" sanan hazırcı anlayış; Erzik ve Ulusoy federasyonlarına ait AR-GE odaklı bu altın dönemde kurulan sistemi çökertti, üretim durdu, acılar kaçınılmaz oldu. Söyleyin, bu kafa ile başarıda süreklilik mümkün mü, ne gezer. >> Terim'in Grassroots'u! Tarih; 14 Aralık 2005'ti. Yer: Feriye Lokantası. Fatih Terim, futbolumuza en az 15 yıl hizmet edecek Grassroots Projesi'ni tanıtıyor. Öyle heyecanlanmışım ki, "Dilerim, bu projeden vazgeçilmez de futbolumuz yeniden yükselişe geçer" diye haykırmışım. Aaa... O da ne? Ertesi gün kızılca kıyamet koptu, "O proje Terim'e ait değil!" Kavgaya bak, hizaya gel. Hevesler kırıldı ve o güzelim proje rafa kalktı. Kim kaybetti, "Niye bu haldeyiz?" diye kafa yorduğumuz Türk futbolu. Yazık; o günden bugüne 70 milyonluk ülkeden Milli Takım'a eşik atlatacak 24 kişi yetişmedi, yetiştirilemedi. Şimdi, bunun suçlusu Terim mi yoksa Avcı mıdır, milyon kere hayır! >> Armstrong'un acı hikâyesi Hırs aklı örtünce, felaket "geliyorum" diye haykırırmış. Dünyanın en iyi yol bisikletçisi ABD'li Lance Armstrong'un başına gelenler de böylesine, ibretlik. Malum, önce kansere yakalandı, azmetti; kurduğu laboratuarda hem tedavi oldu hem de, başarılarıyla "Hayata tutunmak" adına herkese örnek oldu. Fakat, herkesi şaşırtan o performansın sırrını, ABD Anti-Doping Ajansı, "Armstrong kurduğu laboratuarda doping yapmış" diye açıkladı. Açıklamaya kimse inanmak istemedi fakat Uluslararası Bisiklet Birliği de, Armstrong'un tüm unvanlarını alıp, ömür boyu men cezasını onaylayarak, tüm kariyerini sıfırladı. Şampiyon insan içine çıkamaz oldu, önce kurduğu hayır kurumunun başkanlığından çekildi sonra sponsorları onu terk etti. Şimdi ise unvanları, gerçek sahiplerine pay ediliyor. Ne acı bir hikâye; değil mi? >> Hayata dair Ne güzel; her yıl yeni bir kitap. "Söyle, nasıl üzülmezsen, öyle öleyim." Sadık Söztutan abinin en son eseri, Keyifli, düşündürücü ve insanı titreyip, kendine döndüren bir ustalık. Okumayı seviyorum diyenlere duyurulur. TESPİT - (Sepp Piontek) "2014 Dünya Kupası treni kaçtı. Türkiye, Euro 2016 hazırlıklarına derhal başlamalı." NİCE BAYRAMLARA Aziz okuyucularım, hayırlara vesile olması dileğiyle nice mutlu bayramlara.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.