Bu ne telaş? Hani nerede o hızlı, tempolu, çabuk ve etkili oynayan F.Bahçe?Ne oldu Ersun Hoca'nın Barcelona gibi set oyunu oynayan takımına?
Anlaşılır gibi değil; Bursaspor maçında her şey tersine döndü. Koca devre bitti, Bursaspor, Ferhat'la bir gol buldu; Murat'ın bir topu yan ağlarda kaldı ve aynı oyuncu bir pozisyonu da harcadı.
Ama; o devreye tek pozisyon dahi sığdıramadı F.Bahçe.
Bu bölümdeki etkisiz görüntünün sebebi mi; tek kelime ile Yanal'ın sanal "korku"suydu.
Diyeceksiniz ki, kimden neden korksun F.Bahçe: "Kendi sahasında oynadığı maçlarda büyük bir varlık gösteremeyen Bursaspor'un neyinden çekinecek?"
Hayır, öyle değil psikolojik Daum korkusuydu bu.
Alman teknik adam o sağlam, inanmış ve takımına güven aşılayan soğukkanlılığına rağmen, Yanal panik içindeydi. Buna hiç anlam veremedim.
Yaa, sen F.Bahçe'sin, lidersin; ligin en etkili golcülerine sahipsin.
Ne diye Webo'yu; yani rakip savunmayı hallaç pamuğu gibi atan buldozeri kenarda oturtursun?
Ne diye Sow ve Kuyt önde basmak yerine savunmaya yardıma koşturur ve Emenike'yi de etkisiz kılarsın?
Bursaspor'un Belluschi, Şamil, Murat, Ferhat ve Batalla ile başlayan baskılı oyunu F.Bahçe'nin orta sahasını bitirdi. Topal'ın uzaktan şut denemesi dışında risk alan olmadı. Ne içerde Cristian ve Alper, ne de kenarda Kuyt ve Caner, Bursaspor'un pres duvarını Emre ve Webo oyuna girene kadar aşamadı.
Ama Yanal'ın ikinci yarıdaki hamlesi ve F.Bahçe'nin bitmeyen azmi, Kanarya'yı derbiye moralli taşıdı.
KIRILMA ANI