Bir tesbit!

A -
A +

Çok forvetli sistem çok gol demek mi? Kayseri-Sivas maçında Bülent Hoca üç forvetle, G.Saray-Sivas karşısında Skibbe iki forvetle, F.Bahçe-G.Antep maçında Aragones -son bölümde- iki forvetle mücadele etmesine rağmen hedeflenen golleri bulamadı. Demek ki çok forvetle oynamak çok gol atma anlamına gelmiyor! >> Helal sana Uygun! "Hiçbir şey tesadüf değildir!" Fortis Türkiye Kupası'ndaki G.Saray'a karşı verilen destansı mücadelenin sonrasında Sivassporlu futbolcuların tişörtlerine düşen bu cümle bir büyük başarı öyküsünün özetidir. Nedir o öyküde anlatılmak istenen? Bu zafer plânlıdır, tesadüfi değildir! Bu maç, -zihinlerde binlerce kez oynanarak - çok önceden kazanılmıştır! Bu amansız mücadele, azmin, gayretin, tükenmez enerji ve sarsılmaz inancın eseridir. Bu eseri yazanlar, yönetimi, taraftarı, şehri ve teknik kadrosuyla, birlikte üretim heyecanı ve coşkusunu yaşamış kararlı bir toplumdur. 2. Lig'den Süper Lig'e, Süper Lig'den Fortis Türkiye Kupası yarı finaline uzanan bu başarı öyküsünü filmleştiren isim ise Bülent Uygun'dan başkası değildir. Özetle, bu bir Bülent Uygun filmidir! >> Suçlu Güiza mı, Aragones mi? F.Bahçe neden gol atamıyor? Suçlu Güiza mı yoksa Aragones'in tek forvetli oyun sistemi mi? F.Bahçe'nin üst düzey bir mücadele sergilediği Trabzon ve G.Antep maçları tekrar izlendiğinde görülecektir ki, Fener'in gol atamamasının gerçek sebebini sadece Güiza'ya ya da Aragones'e bağlamak doğru olmaz. Bunun birçok sebebi var: 1. Rakiplerin F.Bahçe'ye karşı çok sağlam bir defans yapması. 2. F.Bahçe'nin bu katı savunmaları açacak oyun becerisini hâlâ geliştirememiş olması. 3. Aragones'in "Top bizde kalsın" anlayışı ile sürekli top çevirerek oynama arzusuyla sahaya sürdüğü takımda Güiza'nın gerisinde oynayan Deivid, Alex ve Uğur'un gereken çabuklukta çoğalıp, rakip defası yıpratacak etkiyi gösteremesi. 4. Güiza'ya patlama yaptıracak, koşu yoluna derinlemesine pas ve kanat ortaların yok denecek kadar az olması. 4. Alex'in gerisindeki Selçuk-Emre ikilisinin, "Tempo yükselteyim" derken yaşadığı top kayıplarının hücuma çıkışlarda takımı düşürmesi. 5. Bir an önce golü bulma çabasının sonuçsuz kalmasıyla düşülen panik hali. 6. Futbolcular üzerinde oluşan yönetim, taraftar, medya ve çevre baskısı. F.Bahçe, bu problemleri çözmeden, bilhassa tempolu futbolu başarmadan, Aragones'in kafasında tasarladığı takım yapısını oturtamaz! >> Merak ve kâbus! Ersun Yanal'ın fotoğrafçılık yanını bilmiyorduk. Hocanın bu yönünü bir kâbusla öğrendik. Şöyle ki, elinde fotoğraf makinası ile Hoca, bir sabah sahilde yürürken, Faroz Balıkçı Barınağı'nda objektifine dehşet veren bir görüntü yansır. Vizörde, kendini iple tavana asmış bir genç cesedi vardır. Bir şok haliyle, deklanşöre basıp, basmamak arasında kararsızlık geçiren Ersun Hoca, hemen toparlanıp durumu polise bildirir. İnsani vazifesini yapar ama o şok anını hâlâ üzerinden atabilmiş değildir. >> Bank Asya değirmeni Bank Asya 1. Lig'i acımasız bir şekilde teknik adam öğütüyor. İşte acı blanço: Altay, Feyyaz Uçar. Adanaspor, Hüsnü Özkara, Eyüp Arın, Mustafa Çapanoğlu ve Metin Yıldız. Giresun, Mehmet Birinci, Cengiz Demir ve Bekir Küçükşahal. Ç.Rizespor, Metin Diyadin. Gaziantep B.Bld., Suat Kaya. Kartalspor, Mehmet Altıparmak. Sakaryaspor, Hüseyin Kalpar, İlker Yağcıoğlu. Malatyaspor, Ömer Kadri Özcan ve Osman Gökhan. K.Karabükspor, Turgut Uçar. Kayseri Erciyes, Mehmet Bulut. Orduspor, Ahmet Apaydın. Samsunspor, Hayrettin Gümüşdağ. >> Eyüpspor kitaplaştı Babadan oğula mirastı. Gazeteci dostum Şener Türkmenoğlu bir nakışcı titizliğinde o mirasın üstünde tam 3 yıl çalıştı. Ortaya, "90. Yılında Eyüpspor Tarihi" adında ve belgesel tadında bir eser çıktı. 1919'dan bugüne çok özel fotoğraflar ve hatıralarla dolu Eyüpspor tarihi! Tam 392 sayfa. Meraklılarına duyurulur.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.