BM'den daha güçlü oluşum!

A -
A +
Futboldaki kirlenme ve FIFA'daki kirli ilişkiler öyle ayyuka çıktı ki, topun havası kaçtı... Interpol, polis, savcı, FBI,  ABD Adalet Bakanlığı ve benzer birçok merciinin başlattığı FIFA, mafya sorgulaması; efsane başkan Sepp Blatter'in tahtını şimdilik taca attı. 
Gün, FIFA tarihinin en karanlık dosyasını analiz zamanı. Fakat önce birkaç soru:
2018 ve 2022 Dünya Kupaları'nın yerleri gerçekten değişecek mi? 
2022 Dünya Kupası'nı Katar değil de ABD kazansaydı, FIFA'daki skandal ortaya çıkar mıydı? Yoksa UEFA eski başkanı İsveçli Lennart Johanson'un dediği gibi yine "hasıraltı" mı edilirdi?
Futboldaki kirlenmeyi, kirli ilişkileri, FIFA'daki mafyalaşma tarzı gelişim ve FIFA Başkanı Blatter'in boyunu aşan iddiaları; polis, savcı, İnterpol, FBI ve diğer adalet birimleri bilmiyor muydu? Biliyorlarsa neden sustular? 
...Ve; bundan böyle baronların iktidar oyunu haline gelen dünya futbolunu kim yönetecek?
Sorular ve düşündüren gerçekler...
Toplumları uyutan formül
Toplumları asırlarca uyutan formül; "3F Kuralı"dır.
Aslında yeni değil uygulama; başlangıcı 1900'lerin başına uzanır. Portekiz'in diktatörü Salazar'ın yöntemidir bu.
Ülkesini 40 yıl boyunca "3F Kuralı"yla yönetmiştir. Salazar'ın 3F kuralı şu şekilde tanımlanır: Fiesta, Fado, Futbol. Fado müziği; fiesta da eğlenceyi, şenliği temsil etmektedir.
Simon Cuper'in "Futbol asla Futbol değildir" adlı eserindeki sunduğu gerçeği ne kadar da yansıtıyor değil mi?
Geçelim...
Türkiye'de 3 Temmuz 2011 süreci başlamadan önce şike üstüne TBMM'deki araştırma üzerine adı bizde saklı üst düzey bir FIFA yetkilisiyle sohbet ediyorduk; "Rahatsızım!" dedi o kişi, "İddialar doğru mu, değil mi, ben de merak ediyorum. Ama bir gerçek var ki, para girdi, futbolun keyfi kaçtı!"
Tecrübeli yöneticinin üzüntüsü yüzünden okunuyordu, "Maalesef, dünyanın birçok yerinde benzer soruşturmalar var" diye mırıldandı ve "hiç bir şey karanlıkta kalmaz" diyerek UEFA Başkanı Michel Platini'nin "Temiz futbol" için sarf ettiği inanılmaz çabadan söz etti. Sohbetin üstünden epey bir zaman geçti. UEFA Başkanı Platini'yle Esma Sultan Yalısı'ndaki bir araya geldik. Kendisine, "Temiz futbolu" sordum.
UEFA Başkanı'nın cevabı ültimatom gibiydi: "Sahanın içinden geldim, oyunun ruhunu da keyfini de çok iyi bilirim. Futbolun sadece futbol olarak oynandığı sürece güzeldir. Daima, futbolun özündeki güzel mücadeleden yanayım. Futbolu çirkinleştirenlerin karşısındayım."
Böyle bir mücadeleyi UEFA Başkanı olarak vermek mümkün yel değirmenleriyle savaşan Don Kişot durumuna düşmek olurdu. Platini de, bunun bilincindeydi. Fransız futbol adamı niyetini "Futbolun yönetimi; futbolun dışına çıkmamalı" diye ortaya koydu.
Interpol neyin peşinde?
Aradan çok geçmedi, Interpol Genel Sekreteri Ronald K. Noble, İstanbul'a geldi, Çırağan'da kendisiyle röportaj şansım oldu. 3 Temmuz operasyonuyla ülkemizdeki toz dumanı hatırlatıp, "futboldaki operasyonları" sordum.
"Türkiye gündemimizde yok çünkü biz asıl patronların peşindeyiz!" diyen Genel Sekreter Noble rahatsızlık duyduğu iki konuyu şöyle özetledi: "Futbola akan kara para, şike ve iddia."
İkisini de kan emici sülüklere benzeten Genel Sekreter, futbolun zirvesini işaret edercesine şunları söyledi, "Eğer bir yerde kokuşmuşluk varsa orası her türlü çürümeye müsait hale gelmiş demektir. Dikkat!"
Şimdi bunları niye anlatıyorum?
Futbolun masumiyeti ve baronların robotik sisteme döndürdüğü bu güzel oyunun içine düştüğü durumu aslında polis, savcı ve yöneticilerin daha o günlerde fark ettiklerini belirtmek için.
Peki polis ve savcıların bekleyişi ne içindi; objektif hukuk adına iddiaları belgelemek için.
Yoksa; daha o günlerde futbolun çatı organı FIFA ve başındaki Blatter hakkında inanılmaz iddialar vardı.
FIFA mı, BM mi güçlü?
Pardon; "FIFA" deyince orada biraz soluklanmak lazım. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği futbolun kurallarını koyan, kurullarını ve kurumlarını belirleyen, Dünya Kupası ve Uluslararası turnuvaları organize eden, 208 ülke federasyonunun üyesi olduğu bir yapıdır.
Bu yapıyı; FIFA'da 11 yıl İcra Kurulu Üyeliği yapan Necdet Çobanlı; Los Angeles'ta 1989'daki bir röportajımızda "Futbolun gücü tartışılmaz. Temsilde, tanıtımda, diplomaside, ekonomide, hatta özgürlüklere kavuşmakta büyük etkendir" diye özetlemişti.
-FIFA mı, BM mi?
Çobanlı: "BM'nin yetki alanları sınırlı, FIFA çok daha büyük güç. Çünkü futbol, siyasete oranla daha sempatik."  
-FIFA'nın yapısı?
Çobanlı: "FIFA, kozmik bir yapıdır. Çelikten zırh gibi, bırakın dışardan bir kişiyi, yönetimindekiler dahi müsaade edilenin ötesinde içerden haber alamaz, belge ve bilgiye ulaşamaz. Öyle ki, kararların asıl gerekçesini 2 bilemediniz 3 kişi dışında kimse bilmez." 
-Joao Havelange 24 yıldır başkan. Bu kadar uzun süre görevde kalmasının sırrı ne?  
Çobanlı: "Yapıyı anlattım, bu konumda başkan 'çekiliyorum', demedikçe o yönetimi değiştirme şansınız yok. Ya başkan çekilecek ya da başkanın attığı her adımı bilen kişi; onu çekilmeye mecbur edecek." 
-1904'te kurulan FIFA tarihinde; 95 yılda sadece 7 başkan görev yapmış, değişime bu derece kapalı bir yapı, nasıl sağlıklı olur? (Şu an; 111 yılda 8 başkan)
Gülümsemişti, Çobanlı...
Oysa her şey demokratikti ama adı 'seçim' olsa da eski başkan Joao Havelange'ın (1974-1998) yerine genel sekreteri Sepp Blatter'i seçtirmesi gibi 'atama-ibra' şeklinde yürüyor, FIFA'da işler.
Tıpkı, Çobanlı'nın "Ya başkan kendi çekilecek ya da her adımı bilen kişi; onu çekilmeye mecbur edecek" tarifindeki gibi.
Pasta 5.7 milyar dolar
FIFA, büyük rantın döndüğü bir yer. Rakamlar ortada; 2014 Faaliyet Raporu'na göre, FIFA'nın gelirleri ve özkaynakları: 5 milyar 718 milyon dolar.
Varlıklar: 2.2 milyar dolar.
Nakit: 1.1 milyar dolar.
Değirmenin suyu nereden, diye merak edenlere...
Gelir kalemlerinin yüzde 43'ü televizyon yayın hakları: 2.4 milyar dolar, yüzde 29'u sponsorluk gelirleri, 1.5 milyar dolar, yüzde 28'i diğer kalemler, yıllık 2.1 milyar dolar.
Blatter ve çalışanlara yapılan yıllık ödeme: 397 milyon dolar.
Başkanın ücreti; 4 milyon avro.
Yıllık temsil gideri: 145 milyon dolar.
Söyleyin, böyle milyar dolarların döndüğü şan - şöhret ve her türlü avantajın olduğu sahayı kim bırakır?
Nitekim 79 yaşındaki Blatter de "istifa ettim" diyor ama hâlâ direniyor.
Görünen o ki; FIFA'daki iktidar oyunu bir süre daha devam edecek.
Peki, kurtlar sofrasından kârlı çıkan kim olur?
 
YARIN: Futbolun güç merkezleri
300
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.