Bobo itiraz etti

A -
A +

İnönü'deki ateşli karşılaşma Mustafa Denizli ile Ersun Yanal arasında bir strateji savaşına sahne oldu. Peşin satan tüccar rolündeki Ersun Hoca, "Nasılsa kredim var, kaybetsek de dert değil" rahatlığında çıktığı Beşiktaş karşısına savunma güvenliğini ön planda tutan bir takımla çıktı. Hırs yapmadan, dinlendirerek oynattı Trabzonspor'u. Kanaatimce bu tercihi akıllıcaydı. Zira, Karadeniz ekibinin İstanbul'da rakibini eze eze oynadığı çok maç vardı ki, Trabzonspor, onların çoğunu kaybetmişti. O halde, risk almaya gerek yoktu. Hele şampiyonluk yolundaki en büyük rakibi Sivasspor'un Bursa deplasmanında puan bıraktığı bir haftada, beraberlik de yeterdi, bordo-mavili ekibe. Ersun Hoca böyle düşünmüş olmalı ki, 1-1'e kadar oyuna pek müdahale etmedi. Ama Mustafa Denizli ve yönetimindeki Beşiktaş bıçak sırtındaydı. Hayli gergindiler, zira kazanmaktan başka çareleri yoktu. Fakat hayrettir!.. Türkiye'yi "Hücum futbolu" şartlandırmasına sokan Mustafa Denizli'nin, "6 Puanlık" karşılaşma için tek forvetle sahaya sürdüğü on birde; iki bek + 5 stoper yer alıyordu. Bobo ve Delgado ise kulübedeydi. Bu tercih ile Denizli daha kafadan "Hücumcu teknik adam" gerçeğine ters düşmüştü. Maç devam ederken, Beşiktaş'ı dikine oynatması gereken Yusuf ve Serdar'ın sahada gezinen halini de görünce, "Ne kadar yüklenirse yüklensin Beşiktaş bu şekilde maç kazanamaz" diye söylendim defalarca. Ayrıca Mustafa Hoca buluştukları topları ezen ve oyunu ağırlaştıran bu iki oyuncuya 45 dakika nasıl katlandı, onu da aklım almadı. Devre arasında hoca hatasını anlamış olmalı ki, Bobo ve Delgado'yu oyuna alarak değişikliğe gitti ve hiç değilse Beşiktaş beraberliği kurtardı. O ana kadar oyuna biraz heyecan katmak isteyen iki isim vardı. Biri Tello diğeri onun pasına 15. dakikada şık bir plase vurarak, kaleci Slyva'ya zor anlar yaşatan Ernst idi. Ama Beşiktaş yüklendiği anda golü yedi. Beşiktaş bütün hatlarıyla yüklendiği bir anda Cale'nin nefis ara pasına, çizgi halinde yakalanan savunmanın arasından sıyrılan Gökhan Ünal, laf aramızda kaleci Rüştü'nün ileri çıkarak, ne kadar affedilmez bir hata yaptığını herkese gösterdi. Eğer bir takım şampiyon olacaksa, yürüye yürüye oynadığı böyle büyük maçlardan puan çıkarmasını bilmeli. Nitekim Trabzonspor, takım olarak bunu başarabildiğini dün İnönü'de taraflı tarafsız herkese kabul ettirdi. Tebrikler.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.