Mutluyum, hem de hiç olmadığım kadar çok.
Çünkü... Bu defa İstanbul'un 20 yıllık olimpiyat hayali tamam gibi...
Bunu da nereden mi, çıkardım; 5 günlük, gözlerimden...
Tokyo ve Madrid'ten sonra ülkemize gelen IOC Başkan Yardımcısı Craig Reedie başkanlığındaki Değerlendirme Komisyonu'nun, İstanbul'a ilk defa "geçer" not verdiği yönünde ciddi istihbaratlarım oluştu da ondan.
Sözün özü; İstanbul 2020'ye hazır!
O halde; "Bridge together!"
Birlikte dostluklar kuralım.
Japon'un itirafı!
Conrad Oteli'nin terasındayız...
Japon gazeteci dostum manzara karşısında büyülenmiş olacak ki, gözlerini Boğaz'dan ayıramıyordu.
Hayretle, "Canlı yayını buradan yapmalıyız! Bu eşsiz güzellik gösterilmeli" dedi, yayın ekibine.
Halbuki, Tokyo, İstanbul'un rakibi... İçimden, "İşte olimpizimin güzelliği bu" diye alkışladım, takdire şayan bu olgunluğu.
Japon spiker, 60'dan aşağı sayarken, "İmdat" ister gibi, "Asya'da mıyız, Avrupa'da mı?" diye sormaz mı?
Kahkaha koptu.
"Avrupa'dayız" diye bilgilendirdim.
Meslektaşımız, "Büyülendim... Tabiat, güneş, insanlar ve boğaz harika... Burada kıt'alar o kadar birbirine yakın ki, insan Avrupa'da mı, yoksa Asya'da mı olduğunu bile karıştırıyor. Ama?.." diye yayına girdi.
Kameralar, o an rotasını güzelliklerden Beşiktaş'ın yığma binalarına çevirdi, hızla.
Sonra... Yıldız Yokuşu'ndaki yoğun trafiğe odaklandı.
Japon spiker devam etti, "İstanbul, Tokyo'nun yüksek şehir standartlarından oldukça uzak! Şehirleşme yetersiz, ulaşım büyük sorun... Bunların çözümü ise onlarca yıl alabilir."
Çok üzüldüm... Beş gün sonra o gazeteci; Türkiye'nin büyük projeleri nasıl başardığını görmüş olacak ki, "Bizden çok daha hızlı İstanbul" diye itirafta bulundu.
Peki, bu değişikliğin sırrı ne?
IOC'yi büyüleyen sır
İstanbul'un 2020 adaylığını kuvvetlendiren sır; tarifsiz değişimde yatıyor.
Her bir ayrıntıyı mühendis titizliğinde hesap eden IOC Değerlendirme Komisyonu, "Sunum kusursuz, İstanbul 2020 projesi inandırıcı." manasına gelen övgüde bulundu.
Peki, 1993'ten bugüne 2000, 2004, 2008 ve 2012 adaylıklarında nasihat alan ve 2016'yı pas geçen İstanbul bu noktaya nasıl geldi?
Hızla başarılan kentsel dönüşüm sayesinde. Eski İstanbul'un TOKİ önderliğinde süren imar çalışmaları...
Sportif tesisler: Olimpiyat, TT Arena, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu, İnönü Stadı, Ataköy Marina, Sinan Erdem, Ülker Sports Arena, Abdi İpekçi Spor Salonu ve Aslı Çakır Alptekin Atletizm vs...
Başarılanların ışığında;
İstanbul 2020 Master Planı'nda Boğaziçi Bölgesi'nin Liman Kümesi'nde yer alan ve Haydarpaşa'da yapılması planlanan tesisler.
Boğaziçi Stadı, Boğaziçi Kürek Merkezi, Boğaziçi Okçuluk Merkezi ve Boğaziçi Plaj Voleybolu Merkezi.
Dünyanın her noktasından İstanbul'a ulaşımı 24 saat kesintisiz, hızlı, konforlu ve güvenli kılacak 3. havaalanı projesi... Şehiriçi ulaşımı rahatlatan, metro, metrobüs, tramvay ve İDO zinciri...
Konaklama kapasitesi; 7 yıldız kalitesinde, 5 yıldız fiyatında, 100 bin oda.
Uluslar arası sportif organizasyon başarısı...
..Ve, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından desteklenen olimpik hareket sayesinde hızla büyüyen olimpik insan topluluğu...
Sözün özü; İstanbul artık dağı aştı, şimdi, ümit zamanı.
Mıhlama
"İstanbulsuz Olimpiyat meşalesi sönük kalır." (Egemen Bağış)
Suçlu; ayağa kalk
A Milli Takımı bugün hiç tartışmak istemiyorum.
Ama herkes Abdullah Avcı'yı soruyor, "kalsın mı, gitsin mi?"
Bu neyi değiştirecek?
Ersun Yanal, Guus Hiddink, Oğuz Çetin gitti de ne değişti?
Mesele Avcı değil sistem ve sistemden ne anladığımız?