Haftanın en kritik karşılaşması hiç şüphesiz Sivas-Trabzon maçı. Sonuç ne olursa olsun, benim gibi milyonlarca insanın gönlümdeki şampiyon Sivasspor'dur. Ancak, realite bazen sizi beklentileriniz dışında bir sonuca mahkum edebilir. Böyle durumlar karşısında bile kişi özünden uzaklaşmamalıdır. Sivasspor'a sınıf değil, çağ atlatan kişi Bülent Uygun'dur. Organizasyon becerisi, lider kişiliği, hitabet özelliği, futbol bilgi ve birikimi ile Sivasspor'u hayal bile edemiyeceği noktaya taşımıştır. Tarihinde ilk defa Fortis Türkiye Kupası final kapısından dönen kırmızı-beyazlı ekip, Turkcell Super Lig'de de son iki sezondur şampiyonluğun en kuvvetli adayları arasındadır. Bülent Uygun ve ekibini saygıyla alkışlamak gerekir. Ancak asıl kazanım, bu başarıyı markalaştıran tavırdır. Ancak, kişi ve kurumu markalaştıran tavır, gösteriş ve kibirlenme haline dönüştüğü zaman, kazanç kayba dönüşür ki, en tehlikelisi de budur. Türk futbolunda adını ilklere yazdıran Fatih Terim'i bile zora düşüren olay budur. Şu an Bülent Uygun böyle kritik bir geçittedir. O yüzden Hoca, özellikle şu son haftalarda söylemlerine daha bir özen göstermelidir. Bir sporcu ailenin evladı olan Bülent Hoca'ya yakışan da budur. Tezgâh (!) G.Saray Başkanı Adnan Polat, "Tezgâha geldik" dedi. Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören "Ne tezgâhı?" diye sordu. Şimdi herkes, "Turkcell Süper Lig'de tezgâh var mı, yok mu?" diye tartışır oldu ama kimse "Tezgâhda ne var? Malın kalitesi ne?" diye sormuyor. Sahi sorumlular, "kalite"yi niçin dert etmiyor ki? Aragones ne işe yarar? "istemezükcüler", , F.Bahçe'de Aragones için "Hemen gönderilsin!" diye bayrak açtılar. Rivayet o ya, iki asbaşkan Ali Koç ile Neşet Yalçın beyefendiler de sırf bu sebeple Hollanda'ya gitmiş, bir dönem Barcelona'yı çalıştıran Rijkaard ile görüşüp, "Seneye bizimle çalışır mısın?" diye teklifte bulunmuşlar! Habere inanasım gelmedi ama F.Bahçe yönetiminden tersi bir tepki olmayınca, doğru kabul ettim ve 26 yıldır hasretini çektiği Fortis Türkiye Kupası'nda Sivasspor'u eleyerek finale yükselen F.Bahçe'de, Aragones'in neler yaptığını merak ettim. Duydum ki, İspanyol teknik adam, seneye de kalacakmış gibi içeride - dışarıda futbolcu bakıyormuş. Ayrıca dünya devleriyle F.Bahçe'yi aynı potada yarıştıracak projeler yapıyormuş. Avrupa, Asya ve G.Amerika kıtalarından 12 takımın katılacağı İspanya'daki Barış Kupası'nda F.Bahçe markasını, Sevilla, Juventus, Real Madrid, Aston Villa, Celtic ve Lyon gibi devlerle birlikte yarıştıracakmış. Bu noktada, "Dede ne işe yarar?" diye soranlara ben de soruyorum, "Piontek'in zihniyeti değiştirmek için 4 yıl uğraştığı ama yine de tabelada muvaffak olamadığı bir ülkede Aragones'ten 8 ayda şapkadan tavşan çıkarmasını beklemek ne kadar hakca bir yaklaşım?" Ekrem Hoca'ya vefa Ekrem Karaberberoğlu 82 yaşında mütevazı bir antrenör. Sakarya'dan yetiştirdiği futbolcuların 21'i milli takımda oynamış. Aralarında Hakan Şükür, Oğuz Çetin, Recep Çetin, Aykut Yiğit ve Bülent Uygun'un da bulunduğu ünlü isimlere hocalık yapmış. Eh, talebeleri de hocalarını unutmamışlar. Özellikle Hakan Şükür ve Bülent Uygun, Ekrem Hoca'yı hacca gönderip, bir hayırlı hizmetin altına imzasını atmışlar. Bir insan için bundan daha anlamlı ne olabilir? Mıhlama Kişi ektiğini biçermiş. (Anonim)