Adı üstünde, 'sonuca bakılmaz!' denilen bir 'hazırlık' maçı bu. Ama sonuç da tatlı mı tatlı!.. *** Üstelik, F.Bahçeli Tuncay'ın iki harika asistinde; G.Saraylı Necati ve Hasan Kabze'nin şık golleriyle daha 25. dakikada, FBahçe-G.Saray dostluğunu Belçika önünde perçinlediğimiz bir maç... Yaşasın dostluk! *** Yine 2-0 öne geçip, oyun ve skor gücümüzü ortaya koyduktan sonra 'pat' diye düştüğümüz, bize has bir maç. Taa ki, Tuncay'ın galibiyet golüne kadar, "Türk gibi başla İngiliz gibi bitir!" diye söylenip, dizimizi dövdüğümüz bir maç... Ama hayır, artık devir değişti... Artık, "Türk gibi başlayıp, başladığımız gibi bitirmemiz" gereken bir dönem başladı. *** İşte o dönem için, Terim'in adını koyduğu "Türk sistemi; 1-2-2-2-2", - ki bana göre bu, 4-4-2'den başka bir şey değil - dünyaya ekol olarak sunulmak üzere, test edildi ve görüldü ki, kalite kallavi olmasa da, umutları yeşertti; "Bu takımda hayat var!"... Fakat, arayış bitmez... Mükemmelin mükemmeli var. *** Düşünceler de, denemeler de harika... Terim'in bilinenlerden çok bilinmeyenleri deneyerek, geleceğin kurgusunu yapmak istemesi büyük cesaret... Eski ve yeni sentezinde, Mehmet Topuz, Burak ve Volkan oyuna girinceye kadar küçük aksamalar olsa da sonuç süper. İlle de eleştiri diyenlere bir kaç zaafı sıralayalım: Takım savunmasındaki zaaflar... Duran toplarda dikkatsizlik... Pozisyon hataları... İ.Toraman'ın kalemize gönderdiği goldeki gibi affı olmayan duruş ve ters vuruş hataları... Eh, o kadar kusur kadı kızında da olur... *** Olmayan mı, basit gollerden yenilen gollerin affı!.. Yazık!