Sürpriz mi?Benim için bu Dünya Kupası'nın tek sürprizi var o da kim mi?İspanya'yı gol yağmuruna tutan "Hollanda" diyeceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.
O benim için futbolun içindeki bir ihtimaldi, öyle de oldu.
O halde kim?
Fazla meraklandırmayayım, 5 milyon nüfuslu Orta Amerika ülkesi Kosta Rika... Topu topu bizim Ankara kadar.
Ama adamlar uzaktan seyircisi olduğumuz kupanın parlayan kutup yıldızı. Boylarından büyük iş başardılar, iki dünya şampiyonunu devirerek; önce Uruguay dün de İtalya.
Diyeceksiniz ki; Uruguay'ın şampiyonluğu tarihte kaldı doğru da adamlar son kupanın yarı finalisti. Campbell, Borges, Ruiz, Tejeda, Bolanos ve Diaz bireysel anlamda göze batan isimler. Ancak takım olarak da muhteşem Kosta Rika. Futbolu şiir gibi oynuyorlar. Takım disiplini, oyun kontrolü ve yardımlaşma üst düzeyde.
Ruiz'in golü mü, eskiden olsa "çizgiyi geçti, geçmedi" diye aylarca tartışılırdı şimdi teknoloji ile saliselere indi, bu.
İyi mi, kötü mü? Futbolun bu kadar dijitalleşmesi bence tartışılmalı.
Kosta Rika ikinci golü bulmalıydı, bulamadı neden mi?
Buffon'u aşamadılar. Doğrusu dün gece en acıdığım adamdı İtalyan kaleci. Bu kadar kurtarış yapıp da zafer sevincini yaşayamamak büyük hüzün.
Kosta Rika, ilk yarım saatte alan daraltarak İtalya'nın en güçlü yanı; orta sahasını etkisiz hale getirdi. De Rossi ile oyun kurmaya ve Pirlo ile topu öne taşıyamayınca Gök Mavililer işi uzun paslarda Balotelli'yi topla buluşturmaya çalıştılar.
Fakat J.Pinto yönetimindeki Kosta Rika hem takım, hem de alan savunmasında başarılıydı. Önce Motta, Candreva ve De Rossi'yi kilitlediler sonra Balotelli'yi. İtalyan golcü sadece bir kez kaleci Navas ile karşı karşıya kaldı onda da aşırttığı top auta gitti.
Sonuçta; iki devi deviren Kosta Rika grup birinciliğini hak etti ancak İtalya turu da tehlikeye attı.