G.Saray Teknik Direktörlüğü kostümü Bülent Korkmaz'a oturdu. Allah nazardan saklasın. Kimse aleyhte tek kelime etmiyor. Başkan Adnan Polat'tan tutun da, G.Saray'da sözü geçen futbolcuların tümü bağırlarına basmış durumdalar Korkmaz'ı. Bir teknik adamın en büyük şansı bu! Fakat en büyük şanssızlığı da, kendini bu büyülü ortama kaptırıp, futbolcuya dayalı düzene prim vermek. Aman Hocam dikkat! Hamburg maçını görmeden iltifatlara fazla itibar etme. >> Güneş, Yattara'ya komşu Eskiler, "Ev alma komşu al" demiş ama bizim Şenol Güneş Hoca ise "Hava alanına yakın" diye hem İstanbul'da bir daire almış hem de İbrahim Yattara'ya komşu olmuş. Hayırlı olsun Hocam! >> IFAB devrimi! International Board, oyun kurallarında devrim niteliğindeki bir çok konuyu görüştü. Sadece "teknik alan" tanımında değişiklik yaptı. "Teknik direktör taktiğini verdikten sonra yerine döner" ifadesi tanımdan çıkarıldı; ihlal söz konusu olmadığı sürece teknik direktörlere, kulübe dışında sürekli teknik alanı kullanabilme imkânı tanındı. Uzatmaya giden maçlarda oyuncu değiştirme sayısını dörde yükseltme, devre arasını 20 dakikaya çıkarma, kale arkalarına ilave yardımcı hakem koyma, sarı karta 5 dakika süre cezası gibi öneriler ise kabul görmedi. >> Teknik adamın işi zor Yılmaz Vural'a, "Kulüpler neden sık sık teknik adam değiştirirler?" diye sordum. Bu konuyu ondan daha iyi kim bilebilir ki? Süper Lig'de çalıştırmadığı kulüp yok gibi. Hoca, "Kimse bana 'Sorun kulüp yapılarında' dedirtemez, diyen de bu ülkede iş bulamaz. Sorun sistemde" dedikten sonra bakın neler anlattı? "Derdim, çifte standarttan yana! Yabancı, bu ülkeye en imtiyazlı imkânlarla gelir. 10 hafta başarısız olsa da sırf yabancı olduğu için ona katlanılır. Gönderilmek istenirse de tazminatı kuruşuna kadar ödenir. Ama yerlinin kredisi en fazla 5 maçtır. O süreçte başarı yakalayamazsa tazminatsız gönderilir. Sözleşme kağıt üstündedir. Kim hakkını arayabilir ki? Yerli, sıkıysa tazminat diye tuttursun, başına neler gelir neler! Bu zihniyettebaşarıdan söz edilebilir mi?" >> Mustafa Denizli farkı Beşiktaş kaç maçtır kaybetmiyor? Derdim, sizi istatistiğe boğmak değil. Aksine aylar önce işaret ettiğim Mustafa Denizli'nin Beşiktaş'ının artık yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı gerçeğine dikkatinizi çekmek. Daima kazanmayı hedefleyen bir takım Beşiktaş. Ayrıca sahaya çıkan on birin 9'u değişmiyor, sadece 2 isim üzerinde oynuyor Hoca. Denizli'nin şu an oyuncularından istediği tek şey, 90 dakikayı yüksek tempoda oyanayabilecek fiziki performansı göstermeleri. Hoca diyor ki, "Takım olarak bunu da başarırsak, hedeflerimize daha kolay ulaşır ve Beşiktaş'ın oyunundan herkesin keyif almasını sağlarız." İşte, Denizli'yi diğerlerinden ayıran temel özellik, daima kaliteyi hedefliyor ve büyük düşünüyor olması. >> Göster gücünü Ali Başkan! Ali Şen, Türk futbolunun dünyaca tanınan ismi. "G.Saray'ı Avrupa'da ceza almaktan kurtardım" ve "Şenes Erzik'in UEFA İcra Kurulu'na seçilmesinde refarans oldum" diyen de o. Rusya'daki ağırlığı da hepimizin malumu. Şimdi, bunları niye anlatıyorum. Malum, Guus Hiddink Chelsea'de menajerliğe başlayınca Ruslar, Milli takım için teknik direktör aramaya başladı. Gerçi kulislerde Zenit'in hocası Dick Advocaat'ın ismi dolaşıyor. Ama neden bir Türk teknik adam Rusya'yı çalıştırmasın ki? Haydi Ali Başkan, Türk futbolu için bir kapı aç!