Büyük hayaller büyük plânlarla gerçekleşir! Maalesef Zico kötü bir senaryo yazdı, 100. yılında; Şampiyonlar Ligi hayali kuran F.Bahçe'ye! Oysa dün gece F.Bahçe'ye lazım olan şey Büyük Taarruz Plânı'ydı, duygulardan uzak, tribünlere oynamayacak ve Appiah ve Kerim gibi "F.Bahçe sağ olsun" diyebilecek cengaverle, sonuca hizmet edecek bir plân olmalıydı, olamadı. Çünkü, Brezilyalı teknik adam Türk Tarihi'nden bihaberdi! O yüzden sadece "hücum"ü plânlamıştı,"savunma"yı unutmuştu. Nitekim iki kontratakta Dinamo Kiev, Shatskikm ile iki gol buldu ve moral olarak çöktü koca F.Bahçe. Yazık!.. O an aklıma kim geldi biliyor musunuz? F.Bahçe'ye Bordeaux zaferini kazandıran ve "Ben, bu destanı Türk tarihi bilgime borçluyum!" diyen Macar teknik adam Kalman Meszöly... Buradan "Beyaz Pele" Zico'ya bir hatırlatma yapalım, "Futbol savaş" değil elbet ama "sadece oyun" da değil.. Kısaca tarih, bilgi, beceri, strateji ve otorite var, içinde! Fakat olmayan ne biliyor musunuz? Körü körüne inatlaşmak! Anelka gibi bir büyük yıldız elindeyken onu oynatamama zaafiyeti... Dün Anelka olsaydı, sonuç değişir miydi? "Ya da ilk maçta oldu da ne oldu?" diye düşünenler olabilir. O ilk maçtaki Anelka, sizin bildiğimiz Nikolas Anelka değildi... Heyecanını, ruhunu, futbol oynama arzusunu kaybetmiş, kendini ait olmadığı yerde sanan bir yabancıydı. Zico'ya tavsiyem bir dönem Ersun Yanal'ın Hakan Şükür inadı sebebiyle Milli Takım'da düştüğü yanlışına düşmemesi. Anelka'yı bir an önce F.Bahçe'ye kazandırması. Çünkü aksi takdirde Anelka elini kolunu sallaya sallaya giderse büyük ekonomik kayba uğrayan F.Bahçe olur. Doğru olan herkesin kazanması değil mi? Amaç kazanmaksa, maç başlarken kendisine iki gol lazım F.Bahçe o iki golü attığı halde neden kazanamadı? Savunma zaafı yüzünden... Bir de İngiliz hakem Stephen Bennet'in yanlış kararları yüzünden. Mesela maç 1-0 iken Semih'in ceza sahasında düşürülmesi bariz bir penaltıydı. Fakat İngiliz hakem o pozisyonu devam ettirerek, Dinamo Kiev'in ekmeğine yağ sürdü. Appiah mükemmel şutu, yara üstüne sürülen acıyı alan bir krem gibiydi. Ama genç Kerim'in "Vatan sağolsun" diyen bir Mehmetçik havasındaki o yürekli vuruşundaki gol, aslında Kiev kalesinin düşmesinin ne kadar kolay olduğunun açık bir göstergesiydi. Fakat Zico bunu göremedi, oyuncularına da gösteremedi. Şimdi, Şampiyonlar Ligi hayal bile değil. Ama F.Bahçe'nin önünde UEFA Kupası var. Dilerim Zico buradaki yanlışları orada yapmaz da "destan" olması gereken maçlar birer "hüsran" olmaz.