Son 10 dakikada düştü F.Bahçe! O ana kadar; ''İşte her maç böyle olmalı; F.Bahçe... Futbolu şiir gibi oynamalı.. Doğruyu yapmalı, kendi içinde çözülmemeli. Eminim bunları başardığında yenmeyeceği takım yoktur. Bakın Fransız temsilcisi o Marsilya'nın haline... O zehir gibi takım, son 10 dakika hariç futbolun acemiler mangasına döndü, Kadıköy'de" diyorduk. Fakat 2-0'dan sonra, durdu F.Bahçe. Son bölüme nefesi yetmedi, F.Bahçe'nin. Yazık! İşte Aykut Kocaman'ın dikkat çektiği şey bu! Geçiniz. Hemen belirtelim; Alex sendromunu aşmış olan Aykut Kocaman'ın sisteminde sürpriz yoktu, Mersin İdman Yurdu maçında ne oynamışlarsa Marsilya'ya da aynı anlayışla çıktılar... Fakat, Kocaman'ın sakat olan Kuyt'ın yerine Sow'u, Stoch'un yerine de Caner'i alarak oyuna başlaması laf aramızda en doğru kararıydı. Çünkü bu tercih ile F.Bahçe'nin sol kanadına inanılmaz bir canlılık geldi. Sow önde o Marsilya savunmasının merkezdeki iki beki; N.Diaye ve N.Koulou'yu oyalarken, solda Hasan Ali ile duvar pasına giren Caner'in o akıl dolu ''al - ver''lerinden birinin gol olacağına muhakkaktı. Nitekim oldu da, önce Caner, sonra Alex, o güzel kombinasyon hakkını veren isimlerdi. Volkan'ın aşırı özgüveni ve Bekir'in hataları sinir bozsa da genelde çok iyiydi F.Bahçe. Taa ki Sow, Alex ve Caner oyundan çıkıncaya kadar. Hele Topuz, Topal, Meireles ve Alex'in büyüleyici futbolu, bir topu direkten dönen Marsilya'nın sadece kalabalık orta sahasını değil bütün umutlarını boşa çıkarmıştı. Ama o değişiklilerden sonra çöküverdi F.Bahçe! Yazık!