Nereden başlamalı bilmem, Carvalhal'in teknik adam saçmalıklarından mı? (Pardon bir doğrusu var, oyunun en gerildiği anda Egemen'i kenara alması.) Yoksa... 6. viteste giden Bursaspor'un en iyi adamı Bangura'yı yardımcısının ''Küfür etti'' suflesi ile oyundan atan hakem Yunus Yıldırım'ın yeşil-beyazlı takımın önüne bubi tuzağını çekip, maçın iç dinamikleriyle oynamasından mı? Laf aramızda böyle bir küfür olamaz! Yoksa 10 kişilik Bursaspor'un ağır yağmura ve her türlü handikapa rağmen şiir gibi akıcı futbolundan mı bahsetmeli? Öncelik, beceriksiz ellerde telef olan Beşiktaş'ın. Söyleyin, bir teknik adam, koskoca Beşiktaş'la bu kadar keyfi oynayabilir mi? Maalesef; ''emanetçi'' Carvalhal, koca Beşiktaş'ı yapboza çevirmiş. Sonuç mu, fiyasko! Beşiktaş adına sahada takım olgusundan eser yok. Özgüven kaybolmuş, yardımlaşma yok; ne savunması savunma ne orta sahasında bir maestro var ne de forveti umut veriyor. Bursaspor öyle mi, taş gibi takım olmuş. 10 kişi kaldığı bölümde bile şiir gibi futboluyla ışıl ışıl parlıyor. "Bir takım nasıl olunur''un örneğini bu denli güzel sergileyen Bursaspor'u ve özellikle de o takıma üçte üç yaptıran Ertuğrul Sağlam'ı teknik direktörlük başarısından dolayı yürekten tebrik ediyorum. Bir de Egemen'den sol bek, İsmail'den de sol açık üreten Portekizli Carvalhal'in yaptığına bakın. Uzun sözün kısası... Huzur, otorite ve disiplini hâlâ temin edememiş olan Carvalhal ile Beşiktaş bu maratonun koşucusu olamaz. Benden söylemesi. Sivok ve Holosko'nun son dakika golleri görüşümü değiştirmez. Elindeki malzemeyi kullanamayan bu kafaya sormalı, Beşiktaş niye bu halde? Guti inatlaşması! Ne sakat bir durum? Carvalhal ile Guti arasındaki kör inatlaşma yüzünden Beşiktaş eriyor. Fakat siyah-beyazlı yönetim çaresizlik içinde seyrediyor? Carvalhal elindeki yıldızı limon posası gibi atmak istiyor. Bu inatlaşma sürerse Beşiktaş toparlanır mı hiç...