CAS'ın gölgesindeki hüzün!

A -
A +
Ne sadece kaybedilen tur ne de prestij.F.Bahçe moral, öz güven ve Şampiyonlar Ligi para ödülünü de kaybetti.
Hem de yine G.Saray'a. Tarihi rekabet uçuruma dönüştü.
Kapat kapatabilirsen.
Hani, "bir iz bırak." derler ya...
İşte öyle bir onur mücadelesiydi F.Bahçe için Emirates Stadı'ndaki Arsenal randevusu.
Yoksa "3-0'ın telafisi mi olur?"
Diyeceksiniz ki, geçmişte Barcelona'nın 1986'da Göteburg zaferi dahil birçok takım başardı bunu, "F.Bahçe neden başaramasın?"
Ümitlenmek istiyor insan ama ne yazık ki sahadaki F.Bahçe'nin gücü sınırlı.
Hem de Kadıköy'dekinden daha birbirine kenetlenmiş ve daha istekli görünmelerine rağmen, sınırlı.
Her şeyden önce Ramsey'i durdurmak ve Szczesny'kiyi aşmak ne mümkün?
Polonyalı kaleci; uzadı, uzandı, eliyle dokundu, F.Bahçe'nin bütün umutlarını boşa çıkardı.
Emenike'ye, Sow'a, Selçuk'a üzüldüm. Müthiş füzeler boşa gitti.
Hiç değilse bir şeref golü olaydı.
Bizim Volkan ne yaptı, o da kurtardı ama Ramsey'e yine boyun eğerek,  beklentileri sıfırladı.
Sıfırlamasa ne olacaktı ki, CAS'ın gölgesindeki "prestij" adlı turistik seyahat, tarihi zafere mi dönecekti, nerde.
Dönse de; sorun, UEFA kararını, CAS'ın onayıp onaylamayacağı.
Ne acı ki; F.Bahçe'nin Avrupa yolu, bu belirsizliğin içine gömülmüş durumda.
Gayya kuyusundaki açmaz, "Devam mı, tamam mı?"
İşi en zor olan da; kaleci Volkan ile Kuyt'ın "Olmuyor" diye topatutuğu Ersun Yanal.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.