"Coup de boule!" Kısaca, "kafa atışı". Ama siz yine de, Fransızcasını verdiğimiz bu başlığı, "Zidane olmak" diye okuyun lütfen. G.Saray'ın Avrupa defterini kapadığı Bordeaux hezimeti sırasında Arda'nın rakibi Jurietti'nin göğsüne attığı o talihsiz kafayı, bizim medya son Dünya Kupası'ndaki İtalya - Fransa maçında Zidane'ın Materazzi'ye attığı kafaya benzetti. Bununla kalsa iyi, "Korkusuz cesur futbolcu" ve genç Arda'yı o hareket sonrası da "Kardeşim sen Zidane mısın?" diye sorguladı. Şimdi ben de soruyorum. Bir... "Zidane olmak bu kadar kolay mı?" İki... "Arda'yı 'dünya yıldızı' abartılarıyla şımartanların o çılgınlıkta payı yok mu?" Üç... "Emreler, Sergenler kolay yetişmiyor. Bu çocukları koruyalım" söylemleri atanlar, neden bu çocukların kendisini koruyacağı bir ortamın hazırlanmasına yardımcı olmazlar? >> Korku imparatorluğu Kim ne derse desin Trabzon bir futbol şehridir. Ama bu güzide şehirde F.Bahçe maçı sonrası yaşananlar tüyler ürperticidir. Sorarım size, böyle bir korku ortamında Trabzonspor nasıl kazanır? Sorarım size, bordo-mavili kulübü yönetenler böyle bir tabloda nasıl sağlıklı karar alabilir? >> Doğan'ın harakirisi Anlamak mümkün değil! Bir insan nasıl olur da tırnaklarıyla kazıyarak yükseldiği zirveden tepe taklak baş aşağı düşer? Maalesef ülke futbolunda teknik adamlık adına bir umut olan Ziya Doğan'ın düşüşü böyle bir çöküştür. Bakın, Trabzon'a gelişi bu şehir için bir ümit ve heyecandı. Fakat o, tüm beklentileri iki maçta tüketti. Nasıl mı başardı bunu? Bir, iki maç kazandıktan sonra kaosu çözeceğine o problemi büyütmeyi seçti. Kazanmaya değil, kaybetmeye oynadı. Önce medyayı, sonra "istifa" söylentileriyle yönetimi ve tribünleri karşısına aldı. ..ve son olarak da, futbolcuları karşısına alıp, Fatih Akyel gibi sağ kulvarın belki de bu ülkedeki en iyi adamını kaybetti. Sonuç mu, Ziya Doğan'ın harakirisi.. >> Kıvılcıma körük tutmayın Çok merak ediyorum. Zico, "Trabzonspor'a ceza verilmeli!" dedi mi, demedi mi? Yoksa tercümanı bir cümleden koca bir nutuk mu çıkardı? Eğer Zico gibi bir futbol fenomeni böyle talihsiz bir beyanda bulundu ise F.Bahçe adına, hocasının futbol, yönetim ve kural bilgisini sorgulamak gerekir. Zira, bilgisizlik, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilir. Hayır, Zico söylemedi de genç tercümanın işgüzarlığı ise bu durum... F.Bahçe adına yine "Eyvah!" derim. Zira, bu tarz işgüzarlıklar fanatizm kıvılcımlarını körüklemekten başka bir işe yaramaz. Lütfen beyler, Futbol Federasyonu, PFDK, Hukuk Kurulu gibi kurumlar üstüne düşeni yapsın ama siz asla kıvılcıma körük tutan olmayın! > Onlar ve biz İşte başkaları ile aramızdaki fark... Biz, "bir kafa atışını" Arda-Zidane benzetmesine çevirdik ve olumsuzlukları tartışıp durduk. Başkaları ise o olumsuzluktan koca bir kazanç sağladı. Nasıl mı, anlatalım. Zidane'ın, İtalyan Marco Materazzi'ye attığı o kafanın tüm imaj haklarını Zhao Xiaokai adında bir Çinli satın aldı ve çok iyi bir fiyata pazarladı. O kafa, şarkılara, video oyunlarına ve reklamlara konu oldu. Bu arada Çinli yatırımcının yanı sıra müzik yapımcıları, video oyuncuları ve reklamcılar kazandı. Bitmedi... Bu trajik olayı, "Sevgili okuyucular, Zidane olayındaki komik ve gülünç yanları buldum" diyen ve o darbeye hedef olan İtalya Milli Takımı'nın defans oyuncusu Marco Metarazzi, o kafayı 100 sayfada kitaplaştırdı. Kitap, 10 eurodan satışa çıktı ve tüm gelirini UNICEF'e bağışladı. Pekii, "Bir dünya yıldızı geliyor" denilen Arda olayında biz ne yaptık, bir düşünün ve aradaki farkın yorumunu lütfen siz yapın.