Heyecansız kadro ile milli his yaşanır mı, zor! Şahsen, ay-yıldızlı ekibin dün gece Ukrayna karşısına çıkan ilk on biri beni hiç mi hiç heyecanlandırmadı. "Onun da gönlü olsun" diye seçilmiş bir on bir nasıl heyecanlandırsın ki? *** Adı üstünde, Ukrayna karşılaşması "Özel bir maç". Nitekim, Milli Takım Antrenörü Oğuz Çetin de "Yenileri görmek adına önemli bir fırsat" diyor, bu maç için. Fakat sahaya çıkan on bire bakıyorum, "yeni kim?" diye. Değişen bir şey yok. Ceyhun, Sercan ve İsmail kenarda. Henüz hazır olmayan Nihat ile Gökhan Zan sahada. Belli ki, Fatih Hoca, elemelerde kalan 4 maçta sahaya süreceği on biri Ukrayna karşısında teste çıkarmış. İyi de böyle bir takım, Ukrayna'yı futbol olarak bunaltmalı, skor olarak dağıtmalı. Ne gezer, koca 45 dakikada elle tutulur tek pozisyon var O da Ayhan ile yakaladığımız pozisyon. Bir de Hamit'in uzaktan iki şutu; onda da sonuç yok. *** Futbol kariyerine ve yeteneklerine olumsuz tek kelime edemeyeceğim Nihat sakatlıktan yeni çıkmış iken, vatan hizmeti sebebiyle sezon başı hazırlıklarını da yapamamışken Fatih Hoca almış, "Seni unutmadık" diye sahaya sürmüş. Milli Takım gönül alma yeri mi? Neymiş, "2008 Avrupa Şampiyonası finallerine bizi Nihat Kahveci taşımış, bugün de milliler onu taşımalıymış!" Allah aşkına böyle bir mantık ve böyle bir tercih olabilir mi? Ayrıca Ukrayna'nın en etkili silahı Shevchenkokulübede otururken bu ifade Nihat'ı da üzmez mi? *** Futbolu isimler değil, hazır ve forma olanlar oynar. Ama bizde eski alışkanlıklar terk edilemediği için bir arpa boyu yol alamıyoruz. Puan farkı atarak çıkacağımız bu grupta kıvranıp duruyoruz. Yazık değil mi? *** Neyse ki, Fatih Hoca, ikinci yarı hatadan döndü de; Ceyhun ve Sercan'ı oyuna alarak, yüreğimdeki buz dağlarını tümüyle eritti. Hay Allah razı olsun! Bu iki delikanlı oyuna girdikten sonra ay-yıldızlı ekip fiilen şahlandı. Coştu ve coşturdu. Tuncay'ın inatçılığı ile başlayan gol yağmuru yüreğimize su serpti. İşte benim Milli Takım'ım bu!