Denizli ve leş kargaları!

A -
A +

Bir, "Leş kargası" muhabbetidir gidiyor. Şahsen akil insanların bu söze alınacak bir şeyi yok. Ne de olsa, çünkü "Kişi kendini bilmek gibi irfan olamaz." Kim çıldırttı Mustafa Hoca'yı? Sinan Engin mi, sanman! Engin'i fazla ciddiye almadığını bilirim. O halde bu öfke kime ve niye? Hoca'yı iyi tanırım, kolay kolay gaza gelmez, sabırlıdır, ama... bıçak kemiğe dayandığında gözünü budaktan esirgemez, en okkalı şekilde koyar tepkisini ortaya. Neuchatel Xamax maçındaki hareketten tutun da, "İçimizdeki İrlandalılar" söylemine kadar bir çok örneği vardır bu tür çıkışların. Peki "Leş kargaları" çıkışının gerçek sebebi ne? Birincisi, bu sezon Şampiyonlar Ligi için büyük umutlar besleyen bir teknik adamın, kendisine vaad edilen takımı kuramamış olmasıdır ki, kaygısında haklıdır. Rakipleri G.Saray ve F.Bahçe inanılmaz güçlenmiştir. İkincisi Hoca'nın yıllardır "Hücum futbolu" diye diline pelesenk ettiği oyun felsefesinden Beşiktaş'ın uzaklaşmış olması. Hoca'nın istediği pozisyonları üretemiyor, üretse de gole çeviremiyor. Ki, G.Saray'ın maç başına 3.9 gol ortalamasıyla oynadığı bir ligde Beşiktaş'ın sadece 3 gol üretebilmiş olması Hoca'nın kabullenebileceği bir durum değildir. Ayrıca Hoca iş yapacak bir golcü hedeflerken Nobre, Bobo ve Nihat gibi geri tepen silahlara mahkum kalmıştır. Bir de tabii Beşiktaş'ın futbol kamuoyu değerlendirmelerinde şampiyonluk yarışı dışında tutulması, bırakın favori olmayı, plase bile gösterilmemesi Mustafa Denizli'yi çıldırtan önenli bir gerekçe! "Leş kargaları" çıkışıyla Hoca, Beşiktaş yönetiminin gösteremediği iradeyi geçen sezon olduğu gibi bu sezon da bizzat üstlenerek, Sinan Engin üzerinden, kendilerini kaale almayanlara, "Ne bu Beşiktaş iddiasız ne de Mustafa Denizli! Sakın bizi yok saymaya kalkmayın!" uyarısını yapmakta ve camiaya, "Siz şampiyonsunuz, şampiyona yakışır duruşu ortaya koyun" mesajını vermektedir. Gerçek! "Futbolda Fair Play'e aday gösterecek birini bulmakta zorlanıyoruz." (Erdoğan Arıpınar - TMOK Fair Play Konseyi Başkanı) Kayseri nereye? Sevgili Süleyman Hurma, Lig TV'de Kayseri'de futbol kültürünün olmadığını söyledi. Gücendim; "Benden öncesi yok" der gibi. Yazık!.. Çalıştığı şehri tanımayan bir insan olur mu? Kaldı ki, o şehir futbola o kadar yatırım yapmış, Avrupa'nın en güzel statlarından birini inşa etmiş olsun. Profesyonel liglerde iki takımı varken K.Erciyes'e üvey evlat muamelisi yapıp, bütün imkânları Kayserispor'a aktarmış olsun. Ama o takım, sezonun ilk 3 maçında 8 futbolcusu 14 sarı kart ile Turkcell Fair Play Ligi'nde dibe otursun. Ey sevigili Hurma ve Tolunay Kafkas, söyler misiniz, iyi yönetilen bir takım bu kadar gergin olur mu? Cihat Hoca ve Kocaelispor! Futbol iflas mı ediyor ne? Topun havası, oyunun heyecanı kaçıyor. Kocaelispor gibi köklü bir kulüp krizde. Ne para var kulüpte, ne de para veren. Transfer fiyasko. Sahadan çekilmek olmaz, apar topar profesyonel yapılmış, alt yapı oyuncuları. Fakat, sıra hocanın lisansı için teminat yatırmaya geldiğinde para tükenmiş. Lisansı çıkarılmamış Cihat Arslan Hoca'ya. Kulübe yerine tribünden idare ediyor maçları,,, E, kolay değil, zoru başarmaya soyunanın işi. Uygun süre bekleyelim Yaz boz kâr etmedi. Avrupa defteri kapandı. Lig için de bir süre için unutalım Sivasspor'u. Bakarsınız Bülent Hoca bir yolunu bulur toparlar Uygun sürede takımı. Aksini düşünmek bile istemiyorum. Yazık olur Sivasspor'a.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.