Böyle maç görmedim arkadaş! Ne Urfa'daki kupa finalinde, ne de Kadıköy'de F.Bahçe'nin şampiyonluğu kaçırdığı maçta böyle bir atmosfer vardı. Hani, "Önüne bakma, sonuna bak", denir ya, işte sonu önceden kestirilmesi mümkün olmayan öylesine müthiş bir mücadele olup çıktı. Vay... Vay....Vay... Ne coşkulu bir rövanştı öyle, Trabzonspor-F.Bahçe karşılaşması! Abartısız, play-station kalitesindeydi maç. Şiir gibi bir futbol oynandı! İki takım da, savunmadan çok hücuma odaklandı. Risk aldılar, gole hedeflediler, maçın son anına kadar galibiyeti kovaladılar. Şenol Hoca, sahaya sürdüğü 4 forvetli on birle, belli ki, F.Bahçe karşısında bir anlamda Trabzonspor'a Perşembe günü oynayacağı Liverpool maçının da provasını yaptırmayı kafasına koymuştu. O yüzden Colman, Alanzinho, Yattara, Teofilo ile sürekli sıkıştırdı, F.Bahçe'yi... O da ne? Trabzonspor, ilk 13 dakikalık, ölçme-tartma ve provadan sonra, gol olup yağdı, genç kaleci Mert'in koruduğu kaleye hem de, Mehmet Topuz'u tongaya düşürerek. Ama ne yağmak, arka arkaya gelen gollere rağmen, F.Bahçe, moralman çökmedi, aksine daha bir hırslandı. Hal böyle olunca heyecan fırtınasına dönüşen maç, nefes kesen yüksek tempo kazandı. "Kaçmamalı" dedirten pozisyonlar ile karşılıklı atılan goller, karşılaşmayı daha bir keyifli hale getirdi. Üstüne bir de penaltı olmaz mı!.. Bitmedi, Hüseyin Avni Aker'de yıldızlar geçidine sahne oldu. Özellikle Yattara'nın tereyağından kıl çeker gibi rakipten çaldığı toplarla sıyrılışı çok özel bir futbol resitali gibiydi. Hele, Mert'in üstünden attığı o aşırtma gol, genç kaleci için "Duracağın yeri bil" mesajını veren hayat dersi olup çıktı. Dilerim Yattara bu şovunu Liverpool maçında da tekrarlar!