Devlerin büyüğü

A -
A +

"2 UEFA Kupası ve 1 Süper Kupa Şampiyonu Sevilla'yı Kadıköy'e gömdük", Edu ve Escude'ya rağmen gömrük. Efsane geri döndü. Yaşasın F.Bahçe! *** Dün gece gördük ki, Sevilla çok yönlü forvet ve orta saha bütünlüğüyle hızlı hücuma çıkabilen, ters koşularla savunmanın dengesini bozabilen özellikli bir sistem takımı olmasına rağmen, cesaretle üstüne oynandığında koz helva gibi dağılan bir ekip. İşte, F.Bahçe Teknik Direktörü Arthur Zico, İspanyol takımının bu zayıf karnını iyi yakalamıştı. Dün gece hep rakibinin bu zaafının üstüne oynadı. Daha maçın başında Deivid aracılığıyla kenardan verdiği talimatlarla savunmasını orta alana yerleştirerek, bir gol bulmayı hedefledi. Bu isteğinde ne kadar haklı olduğu da ilk 10 dakikalık telaştan sonra anlaşılabildi. Özellikle bu bölümde R.Carlos'u ara ara ileri çıkararak, orta alanda Selçuk, Aurelio ile Uğur Boral'a yardımcı olmak ve Alves'in üstüne baskılar kurmak istemesi çok doğru bir karardı. Nitekim o plânlı baskılar sonunda Uğur'un ters tarafa ortasında Kezman golü buldu. İtiraf edeyim, Kadıköy'ü bayram yerine çeviren o golden sonra maçın o an bitmesini öyle istedim ki, anlatamam. Neden istedim biliyor musunuz? F.Bahçe bu şekilde açık ve kontrolsüz bir futbolla hücuma çıkarken, aynı kanattan öyle pozisyonlar yiyordu ki, tehlike açıkça "geliyorum" diyordu. İspanyol takımı savunmada az adamla yakalandıkları anda bile, kazandıkları topları çok hızlı ve çabuk paslarla bir anda karşı pozisyona çevirebiliyordu. İşte o pozisyonlarda, F.Bahçe'nin bay paniği Edu, CSKA maçında olduğu gibi yine ters bir vuruşla topu, kendi kalesine yollamaz mı? O anda beynimden aşağı kaynar sular boşandı. Aman be!... Şampiyonlar Ligi'nde böyle de gol yener mi? Yazık!.. Oysa - altyapı hocası - Jimenez, Sevilla'yı, F.Bahçe karşısına sürürken takımın en yetenekli gencini; her taraftan çalım atabilen çabuk sol ayağı ile yaptığı muz ortalar ve içeriye doğru attığı ani deparlarla müthiş etkili olan genç Capel'i kulübede oturtmuştu ilk yarı. Bunun anlamı şuydu. "Turu İspanya'ya bıraktım" Fakat, F.Bahçe'de Selçuk ve Aurelio'nun orta alanda kaybettiği toplarla verdiği pozisyonlar Jimenez'i fırsat avcısı yaptı. Sevilla, Duda, Keita ve Kanoute'nin şutlarında, turu kolaylayacak skoru zorladı. Ancak, hakkını teslim edelim, Volkan kalesinde panter gibiydi. Bu korku salan pozisyonlara rağmen Sevilla'yı yenmenin bir yolu olmalıydı. Zico maç boyunca sabırla onu kolladı. Oyuncularından savunma disiplinini kaybetmeden dikkatli bir anlayışla yeniden yarı sahaya yerleşip, tur için avantaj getirecek golleri aradı. Lugano ve ikinci yarı oyuna giren Semih'le buldu da. İşte futbolda büyüklük budur. F.Bahçe gibi devler ligindeki devleri devirebilmektir. Tebrikler F.Bahçe. BENİM YILDIZIM Böyle maçlarda yıldıza bakılmaz, çünkü takım halinde yıldızlaşabilmek önemlidir. F.Bahçe dün bu bütünlüğü gösterdi ama Lugano ve Uğur yıldızlar arasında bir adım daha öne çıktı.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.